Bu Sayfayı Sık Kullanılan Yer İmlerime EkleFavorilerime Ekle    SAYI: 6221 YAYIN TARİHİ: 06-09-2010
• Aydın• Özel Haber• Basından Seçtiklerimiz• Duyduk-Gördük• Ege'den• Eğitim• GÜNDEM• Görüntülü Haber• Okuyucudan• Politika• Reklam• Resmi İlanlar• Sağlık• Spor• Şiir Köşesi• İlçeler• İnsan

YAZARLAR

Serbest Köşe

ÇÜRÜME (Kazım ER)

[22-07-2010]


Akşamları eve gelince çoğunlukla ülkemizde ve dünyada olup biteni izlemek için televizyonları açıp karşısına geçip oturuyoruz,izliyoruz.

Neleri izliyoruz ?

Dün yine aynı şeyleri yaptım.Bir haber kanalında bölgemizde uyuşturucu operasyonları yapıldığı haberini veriyordu.Operasyonlar beni çok etkilemedi.Bilinen hergün haber kanallarında gördüklerimizdi.

Beni en çok etkiyen Rüküş ve Dila adlı iki köpeğin davranışları oldu.Dila ve Rüküş adlı köpekler,operasyon sırasında bir çekyatın üzerine çıkıp;

-Bak burada siz insanlara zarar veren maddeler var !..

Patilerini hızla vuruyor.

Buraya bakın!.Buraya bakın!...

Biz insanlara davranışlarıyla anlatmaya çalışıyordu.

Yine bilim insanlarının verdikleri bir kararda, bir köpek cinsinin kanserli olan insaların saptanmasında koku almaları yardımıyla tanı konmasında yaralanılacağını izledik.

Hayvanların insanlar için ne kadar yararlı bir canlı olduğunun en güzel örnekleri bunlar.Daha sayılacak çok şey var.Ancak bilinen şeyler olduğu için yazmadım.Her insanın bildiği şeyler...

Peki bizler,insan dediğimiz canlılar ne yapıyoruz ?

Şöyle bir düşünün !

Hayvanlar için yaşam alanlarını daraltanlar kimler ?

Sulak alanları kurutarak yer kazanma pahasına dolduranlar kimler ?

Orman alanlarını kesip,satarak ormanları yok edenler kimler ?

Çeşitli tarımsal ilaçlar, kimyasal atıklarla ve zehirlerle toprağı ve suyu kirletenler kimler?

Sanayi kuruluşlarının atıkları nerelere gidiyor?

Dünyanın en güzel yerlerini yakarak yok edenler kimler ve niçin ?

Gerekli önlemleri almadığı için denizleri kirleterek binlerce canlının ölümüne neden olanlar, sonuçlarını göremeyecek kadar niçin kördürler?

Küresel krizden dem vurulmaktadır.Küresel krize neden olanlar kimlerdir ? Dünyanın Yer altı ve yerüstü kaynaklarını vahşice yok ederek sömürenlerin sorumlulukları yok mu ?

Bunları görmek gerekir.

Yasalar çıkararak, çözüm yolları konusunda kararlar alanlar,aldıkları kararlardan vazgeçerek,sorunların sürmesine neden olanlar,yaşananlara ortak olmaktadırlar.

Toplumsal çürüme bu günün meselessi değildir.Asıl mesele,ister doğa,ister bizim dışımızdaki canlılarında yaşama hakkı olduğu 1980 li yıllardan ortaya atılan YENİ DÜNYA DÜZENİ dayatmasının sonuçlarıdır.

Geçmişte bizden önce yaşamış olanlar, çevreye,hayvanlara ve insanlara en önemli değeri, saygıyı ve gerekli özeni gösterir. Haksızlığa uğrayan tüm yaşam biçimleri için duyarlılığını en diri şekilde dillendirirler ve gerekli davranışları gösterirlerdi.

Yeni Dünya Düzeni neleri yok etti ?

İnsanının sosyal bir varlık olduğunu unutturularak,bireyci ve ben merkezli bir toplum oluşturdu. Bana ne kardeşim..Ben kendi işime bakarım mantığı öne çıktı.Gemisini kurtaran kaptandır. Mantığı sistem tarafından yerleştirildi.

Sözde birey özgürleşecekti.

Böyle mi oldu ?

Bireyin, toplumun bir parcası olduğu unutturuldu. Tam tersi birey yalnızlaştı.

Şöyle çevrenizdeki bireylerin konuşmalarına bir bakın.Dikkat ediniz.Ben diye söze başlarlar.

Kendisinden başkalarını dinlemezler.Çünkü kafalarındaki şablon kendi düşüncesidir. Başkalarını düşüncelerini paylaşmak istemezler.

Katılmazlar da. Doğru onun doğrusudur. Kısacası kendisinden başka değerli birşey olmadığını düşündüğünden,hastalıklı bir ruh halinin oluşmasını sistem yaratmıştır. Diyebiliriz.

Yalnızlaşmış ve bir araya gelemeyen bireylerden oluşmuş toplum,Yeni Dünya Düzeni için en idaal toplum yapısıdır.Darmadağınık bir insanlar topluluğu ne ala.

Sosyal dayanışmayı yok etmek için bağımlı bir toplum oluşturuldu.Bakın çevrenize ,kim kime ekonomik anlamda yardımcı oluyor.Köyünde kentinde yaşayan zorda kalan bireylere ne kadar

belirttiğimiz anlamda katkı sunuyoruz.Her bireyin cebinde bir kredi kartı var.Gelir düzeyi yerinde olanda olmayan da bağımlı duruma düşürülmüştür.

Temel değer paradır ve herşeydir.Daha fazla kazanmak için her yola başvurulabilir.Hatta bazılarının zaaflarından yararlanılarak gerekli öneriler yapılarak tuzaklara düşürülebilir.

Dürüstlük,dayanışma ve yardımlaşma gibi erdemler, çok önemli değildir.İnsan onuru da önemli değildir.Bunlar para ile satın alınabilir değerlerdir.

Hepsi daha çok kazanma adına yapılıyor.

Hak ve özgürlükler konusunda mı ? Bir takım maniplasyonlarla zaman zaman sertleşerek bazende laf kalabalığına getirilerek, kapalı kapılar arasında gizli saklı ortamlarda görüşmelerle çözmeye çalışmak.

Gizli ve satın alınmış birtakım insanlarla sözde görüşmeler yaparak sorunları çözülmüş gibi göstermeye çalışmaktır.

Bir takım yasal düzenlemelerle güçsüzleştirilmiş demokratik kitle örgütleri,hak ve hukuk mücadelesine giren kitle örgütlerinin baskılarla sindirilmesi.

En önemliside korkunun hakim olduğu bir yapının oluşturulması için özel yaşama girecek kadar baskının arttırılarak,bireylerin düşünemez hale getirilmesi hedeflendi.

Gelir dağılımındaki adaletsizlik zaten temel anlayıştır.Sömürünün azgınca yapıldığı yerdir.

Milli gelirden en büyük payı alması gerekenler, çalışanı ,üreteni ve emeklisini ,çiftcisini görmezlikten gelirler.Almaları gereken payıda vermezler.

Toplumların yaşam biçimini değişmesini neden olan mevcut düzenin sürdürülmesi için en önemli unsur, insan unsurudur. İnsanların düzenini savunucusu durumuna getiririlmesi için her çeşit çalışmaların yapılması gerekir. Yaygın ve örgün eğitim kurumlarını düzene uygun bireylerin yetiştirecek şekilde düzenlenmelidir.Eğitimde fırsat eşitliği önemli değildir.Zaten parası olan en iyi okullarda gerekli eğitim alabilmektedir.Ancak verilecek eğitim proğramları dikkatle izlenir.Düzene uygun kafalar yetiştirilmesi esastır.

Her alanda çürümüşlüğün ve kokuşmuşluğun nedenlerini kişilere bağlamaktan ziyade sistemin gereklerini yerine getiren, bu misyonu sürdüren bireyler vardır.

Bize düşen yaşadıklarımıza bakarak, alınan kararlar benim yaşamımda ne gibi değişiklikler yarattı. Eğer değerlerimizi alt üst eden bir yapı oluşturuyorsa farkında olmamız gerekir.Bu olumsuzlukları yüksek sesle dile getirmemiz gerekir.

Demokrasi içerisinde sorunlar çözülebilir.Oy vererek, yönetme hakkını ele geçirenler, halka kulak tıkayarak kendi geleceklerini düşünür hale gelmişlerse sistemin parçası olmuşlardır.

O koltuklar halk tarafından verilmiştir.Halk tarafından alınır.

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

-----------------------------------

Kazım ER

CHP Aydın İl Genel Meclisi Üyesi



Facebook'ta Paylaş



Serbest Köşe TARAFINDAN YAZILMIŞ DİĞER KÖŞE YAZILARI

Arkadaşına Gönder

AYDIN'DA AMATÖR FUTBOL'UN ADRESİ

Mücadele TV Yenilendi!
Anket
ANKET

ADSL bağlantınızdan memnun musunuz?
Evet
Hayır
ADSL Hattım Yok
ANKET SONUÇLARI
Seri İlanlar
Döviz Bilgileri
DÖVİZ
(T.C.M.B.)

Dolar: 1.506
Euro: 1.933
Sterlin: 2.310
AYDIN'DA HAVA

Şu An: 15oC
En Düşük: 14oC
En Yüksek: 22oC
SÜPER LOTO

Pek Yakında
SAYISAL 6/49

ÇEKİLİŞ TARİHİ:
28-08-2010
1-5-14-15-24-43
ŞANS TOPU

ÇEKİLİŞ TARİHİ:
01-09-2010
4-5-6-7-20(+)1
10 NUMARA

ÇEKİLİŞ TARİHİ:
30-08-2010
2 - 5 - 8 - 16 - 19 - 23 - 32 - 34 - 36 - 38 - 43 - 44 - 45 - 47 - 49 - 51 - 58 - 61 - 63 - 68 - 76 - 78
İSTATİSTİK
39 Kişi Bağlı
Bugün 2,807 Ziyaretçi
Dün 10,058 Ziyaretçi
OCAK 2007'DEN BU YANA TOPLAM
7,150,465 Ziyaretçi
GEÇMİŞ SAYILARA GİDİN

Aydın Haberleri Sitesi Banner Reklam Tarifesi