01.11.2021, 10:08

Bisiklet

Günbatımına pedal çevirmeli, buluta yazılan son umudu görebilmek için...

Mahalle yaşamını iyi bilirim. Gün boyu kapı önlerinde edilen sohbetler de, el birliğiyle yapılan işler de günümüzde pek kalmadı.

Çocukluğumuzda mahalle aralarında oynanan oyunların keyfi de başkaydı. Sabahtan gün kararana kadar kaç oyun oynardık kim bilir.

Mahallenin çocukları hep beraber oynardı fakat ayrıcalıklı bir durum vardı: Bisiklet… 

Bisikleti olanlar hep birlikte bisiklet sürer, olmayanlar “bir tur versene” diyerek onların peşinden koştururdu. 

Bisikleti olmak ayrıcalıktı, sürmeyi bile başkasının bisikletiyle öğrenirdi çocuklar. Ama kimse şikâyetçi değildi hayatından. Herkes zamanını bekliyordu.

İlkokul 2 sınıfı bitirdiğim yaz tatilinde babamın aldığı bisiklet de benim için zamanın en lüks hediyesiydi.

Lüks dediğime bakmayın. Toplama bir bisikletti ama benim bisikletimdi.

Uzun, U şeklinde gidonu, düz kadrosu ve sırtlığı olan selesi ile Chopper motosiklete benziyordu. Kontra pedal olmasıyla da diğer bisikletlerden farklıydı. Ayrıca arka tekeri ön tekere göre daha büyüktü. 

Ama bir sorun vardı; bisiklet sürmeyi bilmiyordum. 

Babam; “öğrenirsin” dedi. Bisikletime bindirdi ve itti…

Düşe kalka, o gün bisiklet sürmeyi öğrendim. Artık benim de bisikletim vardı ve sürebiliyordum. Mahalledeki bisikletliler gurubuna dâhil oldum ve onlarla birlikte her gün sokak sokak bisiklet sürmeye başladım. 

Güvende olduğumu biliyordum, o yüzden ne ben vazgeçtim ne de ailem bisiklet sürmemi engelledi. Sonraki yıllarda farklı bisikletlerim de oldu.  Ama o ilk bisikletimi hiç unutmadım.

Fotoğraf: https://www.instagram.com/p/B5F6eAFp3qq/?utm_medium=copy_link

İş ve okul nedeniyle İstanbul’da yaşamaya başladığım dönemlerde bisiklet sürmek mümkün değildi. Gün boyu arabaların arasında geçen zaman hiç keyif vermiyordu. 

Çoğu insan için günümüzde de benzer durumlar yaşanıyor. 

Sıkışık trafik...

Gereksiz korna gürültüleri...

Otopark sorunu...

Yakıt pahalılığı...

Hemen hemen hepimizin her gün karşılaştığı ve şikâyet ettiği konulardan...

Aslında bunlardan kurtulmak çok basit...

Bütün bu olumsuzluklardan bizi kurtaracak mucize aracın adı;

Bisiklet...

Bisiklete binmek tüm Dünya'da çok yaygın bir durum olmasına karşın ülkemizde gerek bisiklet yollarımızın yeteri kadar olmaması, gerekse bisiklete binen kişilere gösterilmesi gereken saygının çok az olması şehir yaşantısında bisiklete binmeyi imkânsız hale getiriyor. 

Görmüşsünüzdür mutlaka; yurt dışında insanların işe, gezmeye veya arkadaşlarıyla buluşmaya bisikletle gitmesi çok olağan bir görüntüdür

Bizde neden olmuyor?

Bu sorunun birçok cevabı olabilir.

Ama bu duruma çare bulmak adına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yayınladığı yönetmelik var.

"Şehir İçi Yollarda Bisiklet Yolları, Bisiklet İstasyonları Ve Bisiklet Park Yerleri Tasarımına ve Yapımına Dair Yönetmelik" 

Şehir içi yollarda bisikletlerin ulaşım amacıyla kullanılmasını sağlamak, bisiklet yolları, bisiklet istasyonları ve bisiklet park yerlerinin planlanması, tasarlanması, yapılması ve işletilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla 3 Kasım 2015 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi ve bizimde bisikletle ilgili bir yönetmeliğimiz olmuş oldu.

Bu da yeterli olmadı.

Bisikletin ulaşım, gezinti ve spor gibi amaçlarla kullanılabilmesini sağlamak üzere bisiklet yollarının ve bisiklet park istasyonlarının planlanması, projelendirilmesi ve yapımına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla 12 Aralık 2019 tarihinde “Bisiklet Yolları Yönetmeliği” yürürlüğe girdi.

Şehir trafiğinin bu kadar içinden çıkılmaz bir hal aldığı günümüzde "Bisiklet Yolları" nın olması eminim ki şehircilik ve çevre hassasiyeti açısından çok önemli bir atılım olacaktır.

Bakanlığın çıkarttığı yönetmelikle artık nasıl yapılacağı ile ilgili bütün soru işaretleri de ortadan kalkmış oluyor.

Şehirlerimize "Bisiklet Yolları" yakışacaktır. Hatta şehirlerimizde "Bisiklet Yolları" nın olmaması büyük bir kayıp ve yanlışlıktır. Bazı şehirler bu konuyu önemseyip öncelik verse de yeterli olmadığı kesin.

Birçok ülkede görüp imrendiğimiz çağdaş şehir yaşamının olmazsa olması "Bisiklet Yolların" ın şehirlerimizde de oluşturulması yöneticilerin en öncelikli sorumluluklarındandır.

Bill Nye, isimli bir bilim öğretmeni; "Bisiklet geleceğin önemli bir parçası… Olmak zorunda. Spor yapmak için spor salonuna arabayla giden toplumda bir yanlışlık var" diyerek, güncel hayatta ki yaman çelişkiyi hatırlatıyor bize.

Ne acıdır ki, bu ve bunun gibi yanlışlıklar silsilesi hayatımızı oluşturuyor.

En azından yaşamımızda güzel bir anı bırakmak adına;

Günbatımına pedal çevirmeli, buluta yazılan son umudu görebilmek için…

Yorumlar (7)
K ÇETİN 1 ay önce
Kırmızı pinokya marka bisikletim vardı.Daha öncesinde
gittiğimiz misafirlikte kendi kendime öğrenmiştim.İlerletmem zor olmadı. Özgürlüktü bisiklet...Her zaman olduğu gibi
annemin desteği hep önümü açtı, hep güç verdi..Anadolu kentinde şort giydirirdi kocaman olana kadar, saçlar hep kısa masqulen,bayramlarda arkadaşlarıma etek alınırdı diz altı ☺bize pantolon alınırdı. O günün şartlarında ciddi anlamda kaliteli bir yaşamdı. Annemin mekanı cennet, babamın sağlıklı ömrü olsun.
Sizin de kaleminize yüreğinize sağlık..
Canan Derin Serez 1 ay önce
O kadar güzel konulara değiniyorsunuz ki yazılarınızı keyifle okuyorum. Bisiklet yolları kanayan yaramız. Umarım yazdıklarınız ses bulur.
Gülay Göktürk 1 ay önce
Bisikletle ilk tanışmam hemen hemen yazdığınız gibi olmuştu. Keyifle okudum. Keşke yöneticiler de okusa belki birşeyler değişir.
Reyhan 1 ay önce
Keşke hepimiz bisiklete gecsek ve yollar sakin, havamız da hep bahar gibi tertemiz olsa... kaleminize sağlık!
İrem Akçay 1 ay önce
Büyük adanın mistik sesszliği gibi sadece tekerlek sesleri ve hayvan sesleri ile bütün olsa dünya
ECE YELER 1 ay önce
Kaleminize sağlık
Adam 1 ay önce
Kalemine sağlık çevirelim bir gün pedallari,,