Aydın'da bir köyü tehdit eden projeye itiraz!

Aydın’ın Kuyucak ilçesine bağlı İğdecik Mahallesi'nde yapılması planlanan ve “Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu Gerekli Değildir” kararı verilen feldispat ocağı ile ilgili olarak kararın yürütmesinin durdurulması istemiyle iptal davası açıldı. Patlatma usulü ile yapılacak feldispatın çıkaracağı tozların "silikozis" gibi geri dönüşü olmayan hastalıkları da beraberinde getireceğini belirten çevreci Avukat Akın Yaman, "Hiçbir yatırım kamu yararının ve kamu menfaatinin üstünde değildir" dedi.

ÇEVRE 27.11.2021, 09:04 27.11.2021, 10:25
Aydın'da bir köyü tehdit eden projeye itiraz!

Başta Beşparmak ve Madran olmak üzere kırsal kesimleri tehdit altına alan taş ocağı projeleri için verilen izinler kamuoyunda tartışılmaya devam ediliyor.

Merkezi Muğla’da bulunan Kömürcüoğlu Group bünyesinde faaliyet gösteren Efes Endüstri Mineralleri San. Tic. A.Ş., Kuyucak’ın İğdecik Mahallesi'nde feldispat ocağı kurulması için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne başvuru yapmış ve Aydın Valiliği çevreye vereceği yarar-zararı değerlendirerek proje için "ÇED Gerekli Değildir" kararı vermişti.

EN YAKIN EV 120 METRE ÖTEDE
Projeye göre en yakın haneye 120 metre uzaklıkta yapılacak çalışma 1903 hektarlık alanı kapsayacak. Üç poligonda yürütülecek çalışmanın ikisi patlatma, diğeri toplama usulü ile maddeler çıkarılacak. Ocak sahasında yılda 500 bin ton feldispat çıkarılacak.

“ÇED Gerekli Değildir” kararının bozulması için çevreci avukatlar harekete geçti ve kararın yürütmesinin durdurulması istemiyle iptal edilmesini istedi. 

SİLİKOZİS TEHLİKESİ
Yapılan itirazda patlatma usulü ile çıkarılacak feldispatın çevreye yayacağı toz sebebiyle yaşamı olumsuz etkileyeceği vurgulandı. Feldispat ve kuvars madenlerinin “silikozis” hastalığına da yol açtığı,  en yakın konutun da 120 metre mesafede olduğu ve bölgeye yakın alanda incir ve zeytin ağaçlarının olduğu ve yapılacak tesisin bölgedeki yaşamı olumsuz etkileyeceği kaydedildi.

BİRİNCİ SINIF TARIMSAL SULAMA ALANI
İtirazda bölgenin birinci sınıf tarımsal sulama alanı olduğuna dikkat çekilerek “projenin gerçekleştirileceği alan, İğdecik ve Dörteylül Mahallesine yakın mesafede tarım arazisi ve sulama alanında yer almaktadır. Bu alan birinci sınıf tarım ve sulama alanı içerisindedir. İğdecik ve Dörteylül Mahallesi ve çevresindeki köylerde, zeytin yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bölgede yoğun bir şekilde hayvancılıkla uğraşılmaktadır. Bu alan içerisinde projenin gerçekleştirilmesi tarım ve sulama alanlarını risk ve tehlike altına sokmaktadır” denildi.

HİÇBİR YATIRIM KAMU YARARININ ÜZERİNDE DEĞİLDİR
Çevreci avukat Akın Yakan, davaya konu projede kamu yararının bulunmadığının altını çizdi. Avukat Yaman yaptığı açıklamada “Feldspat ve kuvars ocaklarından madenin çıkarılması ve rezervin zenginleştirme sırasında ortaya çıkan tozların uçuşarak bitkilerin üzerini kaplaması sonucunda fotosentezi engellediği, bitkinin kurumasına neden olduğu bilimsel olarak ortaya konulmuştur. Bu anlamla, feldspat ve kuvarsın tozlarının ağaç, bitki örtüsü ve tarım ürünleri üzerinde ve ekolojik sistemde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Tesisin faaliyete geçeceği alanın çok yakınında zeytin ve incir bahçeleri yer almaktadır. Zeytincilik başta olmak üzere, tarım faaliyetlerini olumsuz etkilenecektir. Madenin çıkarılması ve rezervin zenginleştirme sırasında ortaya çıkan tozların ve atıkların, yeterli önlemlerin alınmaması nedeniyle, yeraltı ve yer üstü su kaynaklarına, içme sularına, birikinti sulara (göl, gölet ve deniz) karışması ile bu kaynaklar kirlenebilecek. ÇED projesine konu olan alanlar birinci sınıf tarım ve sulama alanlarında içerisinde yer almaktadır. Bu anlamda, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının kirlenmesi tarımın, hayvancılığın ve insan sağlığının yok olması demektir. Hiçbir yatırım kamu yararının ve kamu menfaatinin üstünde değildir” şeklinde konuştu.

HABER: ENDER ALDANMAZ

Yorumlar (0)