banner25

banner24

ALKOLLÜ SÜRÜCÜNÜN ÇARPARAK ÖLÜMÜNE YOL AÇTIĞI UMUT GÜNDÜZ’ÜN BABASINDAN SONRA ANNESİ HAKKINDA DA SUÇ DUYURUSU

Ankara’da alkollü sürücünün çarpması sonucu yaşamını yitiren Umut Gündüz’ün babası Menderes Gündüz, kendisinin ardından eşi Asuman Gündüz hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, “Bir canı, onun rızası olmadan alan kişiye ne denirse anne de onu söyledi. Katil dedi. Çok hızlı bir şekilde katiller üzerinde işlemeyen hukuk, adalet mekanizması birdenbire katillerin talebiyle bizim üzerimize işlemeye başladı” dedi.

GÜNDEM 15.09.2022, 15:44
ALKOLLÜ SÜRÜCÜNÜN ÇARPARAK ÖLÜMÜNE YOL AÇTIĞI UMUT GÜNDÜZ’ÜN BABASINDAN SONRA ANNESİ HAKKINDA DA SUÇ DUYURUSU

Ankara’da alkollü sürücünün çarpması sonucu yaşamını yitiren Umut Gündüz’ün babası Menderes Gündüz, kendisinin ardından eşi Asuman Gündüz hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, “Bir canı, onun rızası olmadan alan kişiye ne denirse anne de onu söyledi. Katil dedi. Çok hızlı bir şekilde katiller üzerinde işlemeyen hukuk, adalet mekanizması birdenbire katillerin talebiyle bizim üzerimize işlemeye başladı” dedi.

Ankara’da alkollü sürücü Çağdaş Şenyüz’ün çarpması sonucu yaşamını yitiren Umut Gündüz’ün ailesi, Evrensel İnsan Hakları Derneği’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, İHD Ankara Şube Eş Başkanı Fatin Kanat, Evrensel İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Ali Haydar Çelebi ve Evrensel İnsan Hakları Derneği Danışma Kurulu üyesi Burçak Sel Tüfekçi’de katıldı. Baba Gündüz, şu açıklamaları yaptı:

“Her geçen gün hem siyasi iktidarın hukuksuzluğu, adaletsizliği ve insan hakları ihlalleri devam ederken yürütülen mücadele üzerindeki baskı da aynı büyüklükte devam ediyor.

“ÖLEN ÖLMÜŞ, KALANI KURTARALIM MANTIĞIYLA İŞLEYEN BİR HUKUK SİSTEMİYLE KARŞI KARŞIYA KALDIK”

Bizler, 15 Temmuz 2020 tarihinde alkollü bir sürücünün arkadan çarpıp kaçması sonucu öldürülen lisanslı bisiklet sporcusu Umut Gündüz’ün ailesiyiz. Ölümüne sebep olan sürücü, dört ay gibi bir tutukluluktan sonra uzun tutukluluk mağduriyetiyle serbest bırakıldı. Akabinde iddianamemiz, onuncu ayın içerisinde işleme konularak dokuz ayı geçkin bir süre boyunca aile olarak bizlere, hukuken bir işkence, bir eziyete dönüştürüldü. Onuncu ayın sonunda konulan iddianamenin içeriği boş. Ölen ölmüş, kalanı kurtaralım mantığıyla işleyen bir hukuk sistemiyle karşı karşıya kaldık.

“BİR HUKUK KATLİAMINA YOL AÇILDI”

Yargılama 24 Haziran’daki ilk mahkememizde koca bir tiyatroya dönüştürüldü. Tanıklar, deliller, dosya adil bir şekilde değerlendirilemeyip; taleplerimiz dinlenilmeden reddedildi. Sanki bilinçli, çevreci ve içi insanlıkla doldurulmuş çocuk olan Umut, üniversite sınavını girmiş kişiyi biz bu şekilde yetiştirerek suçlanan duruma dönüştürüldük. Anne, mahkeme salonunda azarlanarak susturuldu. Baba, konuşturulmadı. Üç buçuk saat süren mahkemenin sonunda taleplerimizin reddiyle birlikte tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Mahkeme salonlarındaki geliş ve gidişteki bizim kolluk kuvvetlerinden gördüğümüz baskı ve tehditler, aynı şekilde suçlu olan katil Çağdaş Şengüz ise bir kahraman gibi getirtildi. Hem mahkeme salonunda hem mahkeme salonunun dışarısında korunarak kollanarak birileri tarafından sırtı sıvazlandı. Karar duruşması, 27 Aralık tarihinde görüldüğünde yine aynı mahkeme, aynı basiretsizlik aynı liyakatsizlik ve mevzuata hakim olmayan hakimin dosyadan kaçarcasına bir kararıyla bir hukuk katliamına yol açıldı. Üç mahkemelik celse boyunca hiçbir şekilde söz hakkı verilmedi. Ne öfkemizi ne acımızı ne talebimizi tam anlamıyla ifade edemedik.

“SÖZÜM MAHKEME HEYETİNE TEHDİT VE HAKARET SAYILDI”

Bu süreçte mahkeme karar bitiminden sonra söylemiş olduğum ‘Bakın verdiğiniz bu kararlarla suç ve suçluları siz övüyorsunuz. Hem bu katil hem de katillere cesaret veriyorsunuz. Bu katil 15 Temmuz akşamı oğlu öldürdüğü gibi siz de bu hukuk katliamıyla bizi öldürüyorsunuz. Bunun adına da hukuk katliamı deniliyor. Onun elinde kan sizin kaleminizde kan var. Unutmayın ki bizim bu kararlılığımızla eninde sonunda vicdanlı dürüst savcı ve mahkemeler tarafından bu kararlar dönecek, biz bunun takipçisi olacağız’ dediğim bu söz, mahkeme heyetine tehdit ve hakaret sayılarak ivedilikle, işlemeyen hukuk sistemi bizde birdenbire işlemeye başladı. Dokuz günün sonunda ifade, arkasından hızlı bir şekilde iddianame işleme konulup ve 10 Mayıs günü de mahkeme görüldü.

“BU MAHKEMELERDEN ADİL YARGILAMA ÇIKMAYACAK”

11 Ekim saat 12.10’da benim ikinci celsem görülecek. Muhtemelen ki karar duruşması. Mahkemelerde gördüğümüz adil olmayan yargılama süreçlerinden sonra biz de aile olarak şunu söyledik: ‘Bu mahkemelerden adil yargılama çıkmayacak. Biz de halkın vicdanına, kamuoyuna ve bizi dinleyecek kurum ve kuruluşları ziyaret edecek bu süreç hakkında bilgi vereceğiz.’ 

“BİR CANI, ONUN RIZASI OLMADAN ALAN KİŞİYE NE DENİRSE ANNE DE ONU SÖYLEDİ. KATİL DEDİ”

Sosyal medya üzerinden, ‘Umut’a Ses Ol’ sayfası üzerinden yürüttüğümüz kampanyamız ki birçok alan sınırlı olduğu için… Eşimin paylaşımda bulunmuş olduğu oğlunu öldüren, kamuoyunda ya da halkın vicdanında bir canı, onun rızası olmadan alan kişiye ne denirse anne de onu söyledi. 'Katil' dedi. Çok hızlı bir şekilde katiller üzerinde işlemeyen hukuk, adalet mekanizması birdenbire katillerin talebiyle bizim üzerimize işlemeye başladı. Anne Asuman Gündüz, ifadeye çağırıldı. Bugün ifademizi verdik. Biz ilk günden itibaren yürüttüğümüz hukukun üstünlüğü ve adil yargılanmayı, intikam değil adalet mücadelemizi il günkü kadar sürdürüyoruz. Aynı kararlılıkla da devam edeceğiz.”

 

Yorumlar (0)