banner25

banner24

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN FESHİ İÇİN AKP'li AKBAŞOĞLU: "HİÇBİR YETKİ GASPI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR"

AKP Grup Başkanvekili Muhammed Emin Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanı kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine gelen eleştiriler üzerine “60 yıllık uygulama ne ise çekilme kararına dönük, aynı uygulama yapılmıştır. Hiçbir yetki gaspı söz konusu değildir. Yasama, yürütme arasındaki münasebetler, kendi görev ve yetki alanları içerisinde icra edilmiştir” dedi.

GÜNDEM 26.03.2021, 14:45
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN FESHİ İÇİN AKP'li AKBAŞOĞLU: "HİÇBİR YETKİ GASPI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR"

AKP Grup Başkanvekili Muhammed Emin Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanı kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine gelen eleştiriler üzerine “60 yıllık uygulama ne ise çekilme kararına dönük, aynı uygulama yapılmıştır. Hiçbir yetki gaspı söz konusu değildir. Yasama, yürütme arasındaki münasebetler, kendi görev ve yetki alanları içerisinde icra edilmiştir” dedi.

AKP Grup Başkanvekili Muhammed Emin Akbaşoğlu, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Akbaşoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

HİÇBİR YETKİ GASPI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR: İstanbul Sözleşmesi ile ilgili şunu söylemek istiyorum. 60 yıllık uygulama ne ise çekilme kararına dönük, aynı uygulama yapılmıştır. Hiçbir yetki gaspı söz konusu değildir. Yasama, yürütme arasındaki münasebetler, kendi görev ve yetki alanları içerisinde icra edilmiştir. Bununla ilgili olan mevzuatı sizlerin takdirine sunmak istiyorum. CHP hükümeti döneminde, Başbakan İnönü iken 11 Haziran 1963 tarihli 244 sayılı bir kanun Meclis’ten geçiyor. Adı ‘bazı antlaşmaların yapılması için cumhurbaşkanına yetki verilmesi hakkında kanun.’ Dolayısıyla anlaşmaların yapılması ile ilgili cumhurbaşkanına yetki veren bir kanun. Milletimizin kararıyla, onayıyla, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesi söz konusu olanca 2018 seçimleriyle, 15 Temmuz 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılıyor. Yürütmeye ilişkin konuların cumhurbaşkanlığı ile düzenlenmesine ilişkin… Bu kararnamenin üçüncü maddesinde aynen 1963 tarihli kanunun metni yer alıyor ve parlamenter sistemde cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulu ile yürütme yetkisi kullanılırken 2018 ile beraber yürütme yetkisi doğrudan cumhurbaşkanı ile kullanılacağı yer alıyor.

KİMSE İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’Nİ KALKAN OLARAK KULLANMAYA KALKMASIN: CHP sözcülerini dinlediğimizde ‘kutsal saydığınız aile’ diyerek aileyi rencide eden yaklaşıma tanık oluyoruz. İYİ Parti’ye de sormak istiyorum: Siz aileyi kutsal saymıyor musunuz? Anayasa’da toplumumuzun temeli ailedir. Ey CHP, ey İYİ Parti, ey HDP yöneticileri. Biz, aileyi, kadını, erkeği, çocuğu, genci, yaşlıyı her insanı, anne baba çocuktan müteşekkil aileyi de kutsal sayıyoruz. Kadınlara pozitif ayrımcılık yapılması ile ilgili Anayasa’da pozitif ayrımcılığa dönük hükümleri getiren parti AK Parti’dir. Kadına şiddete sıfır tolerans ilkesiyle hareket eden parti AK Parti’dir. Kimse kadın hakları kavramsallaşmasına giderek, marjinal yaklaşımları meşrulaştırmaya ve İstanbul Sözleşmesi’ni kalkan olarak kullanmaya kalkmasın.

CUMHURBAŞKANI İLE BAŞBAKAN ARASINDAKİ YETKİ KARMAŞASINI NASIL ENGELLEYECEKSİNİZ: Adına güçlendirilmiş parlamenter sistem diyorlar. Aslında kavramsallaştırırken, sistemin eksikliğini de kabul etmiş oluyorlar. Demek ki güçlendirmeye ihtiyaç var bu sistemin. Şu anda Anayasa’ya göre; hükümet sistemi değişikliği, 2023 seçimlerinde bu sistemi benimseyen cumhurbaşkanı adayının kazanması ve en az 400 milletvekilinin parlamenter sisteme geçiş ile ilgili onay vermesi gerekiyor. Bu mümkün mü? Mümkün görünmüyor. Bununla beraber kendi aralarında ihtilaflı şekilde anayasa çalışmaları yapıldı mı yapılmadı mı, uzlaşamadıkları gündemi takip etmiştik. Biz cumhurbaşkanını da milletvekilini de doğrudan sandıkla seçilmesi usulünü getirdik. Siz teklifinizde cumhurbaşkanını kime seçtireceksiniz? Millet mi seçecek, parlamento mu? Öngördüğünüz sistemde başbakan partili mi olacak, partisiz mi olacak? Parlamenter sistemdeki cumhurbaşkanı ile başbakan arasındaki yetki karmaşasını nasıl engellemeyi düşünüyorsunuz? Bir takım görev ve yetkilerle, kendi içinizde beş benzemezi bir araya getirecek birtakım makamlar üzerinde paylaşım mı yapmayı düşünüyorsunuz?

“MAGAZİNSEL FARKLI NOKTALARA ÇEKMEK DOĞRU DEĞİL”

TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un, İstanbul Sözleşmesi’nin iptali tartışmalarına Montrö örneği vermesinin sorulması üzerine Akbaşoğlu, şu yanıtı verdi:

“Sayın Meclis Başkanı’mız da mümkün ile muhtemel arasında farkı ortaya koyacak nitelikte bir açıklama yapmıştı. Bir şeyin yapılabilir olması başkadır yapılması başkadır. Kanuni anlamdaki düzenleme nedir ne değildir, net şekilde ortaya koymaya gerekir. Gerek 1963 tarihli 244 sayılı Kanun gerek bu çerçevede bu hükümleri yeni hükümet sistemi çerçevesinde uyarlayarak yürürlüğe koyan Cumhurbaşkanlığı 9 No’lu Kararnamesi aynı anlamı ihtiva etmekte ve uluslararası anlaşmaların nasıl yürürlüğe gireceğini ve nasıl feshedileceğini ortaya koymaktadır. Hukuki çerçeve nedir bunun cevabına dönük açıklama olarak görmek gerekmektedir. Magazinsel olarak farklı noktalara çekmek doğru değildir.”

“TAKDİR CUMHURBAŞKANI’MIZIN”

Kabine değişikliği hakkındaki soruya Akbaşoğlu, “En üst karar organımız MKYK. Orada 75 asil, 35 yedek üyeden müteşekkil, tecrübeli bir kadro oluşturuldu. Bu kadronun yaklaşık üçte biri kadınlardan oluşuyor. Burada bütün toplum kesimlerinin temsiliyeti söz konusu. Bu kadro içinden de MYK belirlendi. Ümit veren bir kadroyu milletimizin önüne sunmuş olduk. Bu bağlamda kabine değişikliği ile ilgili tasarruf Cumhurbaşkanı’mızın takdiridir” dedi.

 

Yorumlar (0)