TOZKOPARANLI VATANDAŞ: İSRAİL’İN FİLİSTİN’E YAPTIĞI ZULMÜ GÖRDÜK BURADA

İstanbul Güngören’de kentsel dönüşüm mağduriyeti devam ediyor. İki mahallede bulunan 900 haneye gönderilen ’30 gün içerisinde evleri terk edin’ yazılı tebligatlarından sonra çevik Kuvvet ekiplerinin eşliğinde elektrik, su ve doğalgazları kesilen vatandaşların, buzdolabında saklanması gereken insülin gibi ilaçları, yiyecekleri çöplere döküldü. 4 gündür Barış Parkı’nda vakit geçiren vatandaşlar isyanda. Büyük bir haksızlık ile karşı karşıya olduklarını söyleyen bir vatandaş, "İsrail'in Filistinlilere yaptığı zulmü gördük burada" dedi.

GÜNDEM 26.06.2021, 11:53
TOZKOPARANLI VATANDAŞ: İSRAİL’İN FİLİSTİN’E YAPTIĞI ZULMÜ GÖRDÜK BURADA

HABER : OKTAY YILDIRIM 

KAMERA : ADEM KARABAYIR

İstanbul Güngören’de kentsel dönüşüm mağduriyeti devam ediyor. İki mahallede bulunan 900 haneye gönderilen ’30 gün içerisinde evleri terk edin’ yazılı tebligatlarından sonra çevik Kuvvet ekiplerinin eşliğinde elektrik, su ve doğalgazları kesilen vatandaşların, buzdolabında saklanması gereken insülin gibi ilaçları, yiyecekleri çöplere döküldü. 4 gündür Barış Parkı’nda vakit geçiren vatandaşlar isyanda. Büyük bir haksızlık ile karşı karşıya olduklarını söyleyen bir vatandaş, "İsrail'in Filistinlilere yaptığı zulmü gördük burada" dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Resmi Gazete'de yayımlanan kararıyla Tozkoparan ve Küba Mahalleleri riskli alan ilan edilmiş ve kentsel dönüşüm kapsamına alınmıştı. 22 Aralık 2020 tarihinde 900 haneye gönderilen "30 gün içerisinde evleri terk edin” yazılı tahliye tebligatları yargıya taşınmış, bazı dosyalarda yürütmeyi durdurma kararı alınmıştı.

İBB, 24 SAAT HİZMET VEREN GIDA OTOBÜSÜ GÖNDERDİ

Doğal gaz ve su ile birlikte elektrik abonelikleri kesilen vatandaşların Barış Parkı'ndaki endişeli bekleyişi devam ediyor. Vatandaşlar elektrik olmadığı için buzdolaplarındaki saklamak zorunda oldukları insülin gibi ilaçlar ve yiyeceklerin bozularak çöplere atıldığı görüldü. Parkta nöbet tutan vatandaşlara İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) gıda otobüsü gönderdi. Kek, su, çay, kahve birçok gıdayı barındıran otobüs, 24 saat hizmet veriyor.

Parkta bekleyen vatandaşları dün de CHP İstanbul Milletvekili, TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Turan Aydoğan ve İYİ Parti İstanbul Milletvekili, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Üyesi Ümit Beyaz ziyaret etti. Vekiller, mağdur vatandaşların acil ihtiyaçlarının karşılanması ve seslerinin Meclis'te duyurulması için ellerinden geleni yapacaklarını söylediler.

Bölgedeki hasta yurttaşlar temel altyapı hizmetleri verilmemesi dolayısıyla büyük zorluklar yaşadıklarını dile getirdi. Durumu kötüleşen bazı hastalar ise ambulanslarla hastanelere gönderilmeye başlandı. Taşınma ve ev kiralama imkanlarının olmadığını, bu nedenle de gidecek yerleri bulunmadığını belirten dar gelirli vatandaşlar, yaşadıkları sorunları ANKA'ya anlattılar:

"EŞİM DOSTUM YARDIM EDİYORDU BURADA"

Bülent Sönmez: Evliyim ve bir çocuğum var. 28 yıldır aynı evde kiracı olarak oturuyorum. Ciğerimin yarısı yok, Akciğer kanseri olduğum için ameliyat oldum. Ağır koah hastasıyım ve bir yıl erken emekli oldum. Malulen emekliliğim kesildi. Eşim bana gitti engelli maaşı bağlattı. Şu an aldığım para 610 lira ve ondan başka ailecek gelirimiz yok. Buradan Cumhurbaşkanımıza, Sağlık Bakanımıza hepsine sesleniyorum. Beni isteğiniz yerde heyete sokun. Karaciğerim rahatsız, vücudumda yaralar çıkıyor, elim yüzüm şişiyor. Kiramı veremediğim zaman bile ev sahibim beni idare ediyordu. Şimdi o bile bana 'Çık abi' diyor. 610 lira gelirim var, ben nereye gideceğim. Buradakiler bana yardım ediyordu. Şu an evimde doğalgaz, elektrik, su hepsi kesik, rezil rüsva oldum. Ben ne yapacağımı şaşırdım. Bunlar yetmiyormuş gibi malulen emekliliğimi de kesiyorsunuz nasıl kesiyorsunuz neye istinaden kesiyorsunuz onu da anlamadık.

Eşyalarım ortalarda koli ve poşetlerin içerisinde duruyor. Ne yapacağımı şaşırdım iyice. Eşim de tansiyon ve Behçet hastası. 17 yaşında bir kızım var. O da erken doğum. 17 yaşında ama 13 ya da 14 yaşında çocuk gibi. Buradaki komşularımın yardımlarıyla onu da okutmaya çalışıyorum, liseyi bitirsin de bir iş bulur diye. Şaşırdım ne yapacağımı biliyorum. İspatlı ve delilli 610 lira gelirim var. Bir tek canım kaldı artık yemin ediyorum kendimi öldüreceğim. Burada oturuyorum. Hiç olmazsa eşim dostum yardım ediyor burada bana. Herkes bizi biliyor burada.” 

"İSRAİL’İN FİLİSTİN’E YAPTIĞI ZULMÜ GÖRDÜK BURADA"

Özlem Şener: Annem 12 yıldır sağ tarafından felç geçirdi. Biraz fizik tedaviyle toparlamaya çalıştık ama heyecanlandığı zaman konuşamıyor, kendi başına tuvalete gidemiyor, kendi işini kendi yapamıyor, aşağıya filan inemiyor. Yüzde 85 raporu var kendisinin. Ve biz bu durumdayken acımasızca elektriğimizi, suyumuzu, doğal gazımızı Çevik Kuvvet'le gelip kestiler. Bir zulüm yaşadık. Bizim burada isteğimiz, evimize karşılık bedelsiz ev. Biz terörist değiliz, biz suçlu değiliz. Bize burada kadın, çoluk çocuk demeden çok kötü bir trajedi yaşattılar. Zulüm yaptılar. Biz İsrail’in Filistin’e yaptığı zulmü gördük o gün burada. Çok üzgünüz. Bu pandemide benim annem zaten rahatsız. Ellerimizi yıkamamız gerekiyor malum, ben gidiyorum kesilmeyen yerlerden su taşıyorum, 5 bidon su getiriyorum. O hemen bitiyor zaten. Yarım saat sonra bir daha su getiriyorum. Zaten karanlığa gömülmüş haldeyiz. Annemin ilaçlarını komşuların evlerine götürüp koyduk bozulmasın diye. Çevik Kuvvetin müdahale ettiği sırada o gün yaşadığımız o işkence o zulmü çocuklarımızın gözünden yıllarca silemeyeceğiz. Benim anlamadığım şey biz direnmiyoruz, biz hakkımızı savunuyoruz. Bizim dışarıda kira verecek gücümüz yok, kiralar 2 bin lira dan başlıyor, elektrik su. Bize devletin verdiği engelli maaşıyla geçinmeye çalışıyoruz. Nasıl bir işkence inanamıyorum. Gece uyuduğum zaman gözümün önünden Çevik Kuvvet polisleri geçiyor sürekli. Benim de oğlum polis olmak istiyor. O yüzden üniversiteyi 4 yıllığa tamamlamak için çabalıyor, ama dedim ki oğluma ‘Oğlum biraz daha düşün.’

"AÇLIK SINIRININ ALTINDA PARA ALIRKEN NASIL ÖDEYEYİM?"

Cemile Çevik: Çevik Kuvvet'in müdahalesi sırasında bayıldım. Biber gazı, plastik mermi attılar. O arbedede hepimize gelmeye başladı. Burada polisi suçlamıyoruz biz, onlara bir şey dediğimiz yok. Biz Türkiye vatandaşıyız, herkesin burada kat tapulu evi var. Bizim hakkımızı neden vermiyorlar? Evimize karşılık ev vermiyorlar da üzerine para ödetiyorlar. Zaten bunu karşılayacak gücümüz olsa biz bu eziyeti çeker miyiz? Suriyeliler bile burada bizden iyi yaşıyor. Ben 2 bin 200 lira maaş alıyorum. Ben bunu nasıl ödeyeyim? Açlık sınırı altında para alırken nasıl ödeyeyim? Bir de diyorlarmış ki 'buradan sizi kovacağız biz geleceğiz.' Böyle bir şey var mı? Burası benim vatanım. 15 Temmuz’da bizler çıktık sokaklara. O milletvekilleri koltuklarından kalksınlar, insinler buraya gelsinler. Ben gitmiyorum: Elektriğimi de suyumu da kessin, gelsin dozerle evi üstümüze yıksın, bizim istediğimiz sözleşme. Neden bize sözleşme yapmıyor, bizi dipsiz kuyuya gömüyorlar. Parası olan mı yaşayacak.

"NEDEN HAKİMLER, SAVCILAR HER ŞEY LEHİİMİZE OLMASINA RAĞMEN KARAR VERMİYORLAR?"

Ahmet Aydın: Adalet Bakanımız ya da bu konuyla alakalı kim varsa onlara şöyle bir şey söylemek istiyorum: Plan iptal davalarımız var Danıştay’da. Savcının mütalaası bizim lehimize. Şimdi soruyorum. Burada bin kişi mağdur. 'Tamam bazen adalet ağır aksak ilerler ama yerini bulur' derler. Burada gerçekten mağduriyet olduğu zaman mı karar vereceksiniz? Neden hakimler, savcılar her şey bizim lehimize olmasına rağmen karar vermiyorlar? Burada bekledikleri, bütün vatandaşların sürüldükten sonra karar vermeyi mi bekliyorlar.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

MAĞDUR VATANDAŞLARLA ROPÖRTAJLAR 

-BÜLENT SÖNMEZ

-ÖZLEM ŞENER

-CEMİLE ÇEVİK

-AHMET AYDIN 

MAĞDUR VATANDAŞLARIN BULUNDUĞU ALANDA DETAY GÖRÜNTÜLER

MİLLETVEKİLLERİ MAĞDUR VATANDAŞLAR İLE BİRLİKTE

ÇEVİK KUVVET'İN ELEKTRİK SU VE DOĞALGAZ KESİMİ SIRASINDA VATANDAŞA MÜDAHALESİ 

 

 

Yorumlar (0)