banner25

banner24

07.03.2021, 16:22

Kadınların Başkaldırı Simgesi; 8 MART!

Bugün 8 Mart; kadınlarımızın sorunlarının dile getirildiği, seslerinin biraz daha gür duyulduğu tarihsel bir gün.

1857 yılında New Yorklu dokuma işçisi kadınlar düşük ücretleri, 12 saatlik iş günü ve artan iş yükünü protesto etmek için gösteri yürüyüşü yaptılar, insanca yaşam taleplerini haykırdılar. New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan çıkamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi.

ABD'de kadın işçilerin bu katledilişi nedeniyle, kopenhag'da 1910 yılında toplanan uluslararası sosyalist kadınlar konferansı'nda 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak belirlendi. Her 8 Mart kadınların başkaldırısını simgeledi, birlikte güç olmanın, dayanışmanın anlamı bugünlere taşındı.

Bugün de hem ülkemizde hem de tüm dünyada kadınlar daha yaşanabilir, adil, savaşların ve şiddetin olmadığı, sömürüsüz bir dünya için mücadele ediyorlar.

Küreselleşme ve kapitalist sistemin acımasız saldırıları yoksul zengin uçurumunu derinleştirirken, kadınların hayatını eskisine oranla daha da olumsuzlaştırıyor. Avrupa Birliği bölgesi gibi sosyal devlet ilkesinin görece daha güçlü olduğu ülkelerde bile kadın ücretlerinde önemli farklılıklar oluşmuş durumda.
Peki, ülkemizde durum ne?

Söyleyebilecek kadar bağnazlaştığı bir ülkede yaşıyoruz.

Her dört kadından birinin şiddet mağduru olduğu, son 10 yılda kadın cinayetlerinin, 3 kat arttığı bir ülkede yaşıyoruz. Yani neredeyse cinsiyet soykırımı yaşanıyor. 2020 yılında 269 kadın ölümü ile 167 ülke arasında Türkiye 114.sıradadır. Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan suçtur.

Üniversitede profesör olmuş bilim insanın “açık giyinen kadının” tecavüze davet çıkardığını;
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde, kadına karşı “şiddetten” mahkûmiyet alarak, bir ilki gerçekleştiren bir ülkede yaşıyoruz.

Anayasa referandumunda ileri demokrasiye atıf olarak sunulan “kadın ve çocuklara pozitif ayrımcılık” maddesinin eylemde hiçbir işe yaramadığı tecavüz suçunun “suç” olmaktan çıkartılıp, “hastalık” kategorisine sokulmaya çalışıldığı bir ülkede yaşıyoruz.

Kadın mağdurların ipe sapa gelmez gerekçelerle “failleştiği” faillerin ise “mağdura” dönüştürüldüğü bir ülkede yaşıyoruz.

Devlet başkanının her toplantıda erkeklere en az 3 çocuk yapın diyerek kadını “değersizleştiren, eve kapanıp çocuğa bakacak evin ağır işçisi gören, ayrımcı, cinsiyetçi söylemin egemen kılınmaya çalışıldığı bir ülkede yaşıyoruz.
Biz hala 4 ilkeye (Kadına şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının korunması, suçluların cezalandırılması ve kadına karşı şiddet ile mücadelenin bütüncül politikalarla desteklenmesi) dayanan; Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi olan ve 2014 yılında yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesini tartışan bir ülkede yaşıyoruz.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ataerkil kapitalizme karşı emekçi kadınların başkaldırısı olmaktan soyutlanıp, sadece 8 Mart Dünya Kadınlar günü olarak kutlandığı takdirde, kutlanması ancak simgesel bir anlam taşır. Ve biz her akşam haberlerde cinayet ve işkenceye varan kadına yönelik şiddet haberlerini kanıksarız... Birileri çıkıp "bütün bayanların kadınlar günü kutlu olsun" demeye başlar.
Hem dünyada hem ülkemizde bu durum kader değildir, kabullenilmesine mahkûm olunan değiştirilemez koşullar değildir.

8 Mart'ta ve yılın diğer günlerinde her zaman, her yerde kadınlar için fırsat eşitliği, eşit hak, eşit katılım olmak zorundadır. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu olsun.

Kadın sözcüğünün anlamının sorgulandığı bu günde Nazım Hikmet'ten gelsin;

kimi der ki kadın
uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
kimi der ki kadın
yeşil bir harman yerinde
dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
kimi der ki ayalimdir.
boynumda taşıdığım vebalimdir.
kimi der ki hamur yoğuran
kimi der ki çocuk doğuran
ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal
o benim kollarım bacaklarım başım
yavrum, annem, karım, kız kardeşim
hayat arkadaşımdır...

Yorumlar (0)
15
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 31 67
2. Fenerbahçe 32 63
3. Galatasaray 31 61
4. Trabzonspor 32 57
5. Gaziantep FK 31 50
6. Alanyaspor 32 49
7. Hatayspor 31 49
8. Karagümrük 32 48
9. Sivasspor 31 44
10. Göztepe 32 43
11. Konyaspor 31 40
12. Antalyaspor 32 39
13. Rizespor 31 35
14. Kasımpaşa 32 35
15. Malatyaspor 31 33
16. Ankaragücü 31 33
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 31 33
19. Gençlerbirliği 31 31
20. Erzurumspor 32 28
21. Denizlispor 31 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 29 60
2. Samsunspor 28 54
3. Altay 28 53
4. Adana Demirspor 28 52
5. Altınordu 29 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 29 49
8. Tuzlaspor 29 41
9. Bursaspor 28 40
10. Bandırmaspor 28 38
11. Ümraniye 28 38
12. Boluspor 28 32
13. Balıkesirspor 28 32
14. Adanaspor 28 31
15. Menemenspor 28 29
16. Akhisar Bld.Spor 28 25
17. Ankaraspor 28 19
18. Eskişehirspor 29 8
Takımlar O P
1. Man City 31 74
2. M. United 30 60
3. Leicester City 30 56
4. West Ham 30 52
5. Chelsea 30 51
6. Tottenham 30 49
7. Liverpool 30 49
8. Everton 29 47
9. Aston Villa 29 44
10. Arsenal 30 42
11. Leeds United 30 42
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 30 38
14. Southampton 30 36
15. Burnley 30 33
16. Brighton 30 32
17. Newcastle 30 29
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 30 21
20. Sheffield United 30 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 29 66
2. Barcelona 29 65
3. Real Madrid 29 63
4. Sevilla 29 58
5. Real Sociedad 29 46
6. Real Betis 29 46
7. Villarreal 29 46
8. Celta de Vigo 29 37
9. Granada 29 36
10. Athletic Bilbao 29 36
11. Levante 29 35
12. Valencia 29 33
13. Cádiz 29 32
14. Osasuna 29 31
15. Getafe 29 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 29 27
18. Elche 30 26
19. Eibar 29 23
20. Deportivo Alaves 29 23