GÜNCEL

KESK’ten TÜİK verilerine tepki: “Geçinemiyoruz, acil ek zam istiyoruz!”

Aydın’da basın açıklaması yapan KESK, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine, kamu çalışanlarının ücret politikalarına ve NATO Zirvesi gerekçesiyle getirilen kısıtlamalara tepki gösterdi. KESK Dönem Sözcüsü Ali Emek, kamu emekçilerinin alım gücünün her geçen gün düştüğünü belirterek ek zam, grevli toplu sözleşme hakkı ve sendikal düzenlemeler için çağrıda bulundu.

Abone Ol

HABER: ROJDA DOLGUN

Aydın Kent Meydanı’nda KESK kamu emekçilerinin ekonomik taleplerini gündeme taşıyan bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada çalışanlarının yaşadığı ekonomik kayıplar, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verileri, ücret politikaları ve çalışma yaşamına ilişkin talepler kamuoyu ile paylaşıldı.

Basın açıklamasını KESK Dönem Sözcüsü Ali Emek okudu. Açıklamada, son dönemde artan hayat pahalılığı karşısında kamu emekçilerinin alım gücünün ciddi biçimde gerilediğini savunurken, ücret artışlarının resmi enflasyon verilerine göre belirlenmesinin çalışanları daha da yoksullaştırdığı ifade edildi.

TÜİK VERİLERİNE YÖNELİK ELEŞTİRİLER ÖNE ÇIKTI

TÜİK tarafından açıklanan haziran ayı enflasyon rakamlarının toplumun yaşadığı gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığının altını çizen Ali Emek, “TÜİK haziran ayı enflasyonu açıklandı. Öncelikle bu ülkede artık çocuklar bile TÜİK vasıtası ile açıklanan enflasyon rakamlarının yaşadığımız gerçek enflasyonu yarı yarıya düşük gösteren sahte rakamlar olduğunu biliyor. Dolayısıyla bizler her geçen gün derinleşen yoksulluğumuzda başrolü oynayan TÜİK rakamlarına göre yapılacak maaş artışlarından medet ummuyoruz. Bunun için KESK olarak iki haftadır ülke çapında ‘Geçinemiyoruz! Acil ek zam istiyoruz” başlıklı bir imza kampanyası yürütüyoruz. Bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde bir basın açıklaması yapmayı ve kampanyada topladığımız imzaları iletmeyi planlamıştık. Ancak ne yazık ki NATO Zirvesi yasaklarına takıldık” dedi.

NATO ZİRVESİ AÇIKLAMADA YER BULDU

KESK açıklamasında yalnızca ekonomik taleplere değil, Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde alınan güvenlik önlemlerine de değinildi. Açıklamada, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının sınırlandırıldığının altı çizildi.

Ayrıca zirve için ayrıldığı belirtilen kamu kaynaklarının büyüklüğüne dikkat çekilerek, kamu bütçesinin önceliklerinin sorgulanması gerektiği görüşü dile getirildi. KESK, kamu çalışanları ve emeklilere kaynak bulunamadığının ifade edildiği bir dönemde zirve harcamalarının kamuoyunda tartışılması gerektiğini savundu.

Açıklamada ayrıca NATO’ya yönelik eleştiriler de yer aldı. KESK tarafından NATO'nun uluslararası politikalarına karşı "NATO’dan çıkılsın, üsler kapatılsın" çağrısını yapıldı.

YOKSULLUĞUN DERİNLEŞTİĞİ SAVUNULDU

Basın açıklamasında Türkiye’de geniş toplum kesimlerinin giderek ağırlaşan ekonomik koşullarla karşı karşıya olduğu belirten Ali Emek “Ülkeyi yönetenler her yıl önce yaşanan gerçekle hiçbir ilgisi olmayan toz pembe enflasyon hedefleri belirliyorlar. Sonra maaşlarımızı, ücretlerimizi bu toz pembe enflasyon hedeflerine göre hatta bazen bunun da altında belirliyorlar.

Sonra bu hedefleri tutturmak adına TÜİK’e ‘enflasyonu düşük açıkla’ talimatı veriyorlar. TÜİK de bu talimata uygun olarak sahte rakamlar uydurarak çarşıda pazarda mutfakta yaşanan hayat pahalılığını yarı yarıya düşük gösteriyor. Ama sonuçta suni TÜİK rakamlarına göre bile birkaç ayda gerçekleşen enflasyon yılın başında açıklanan toz pembe enflasyon hedeflerini aşıyor. Yılın sonunda ise TÜİK rakamlarına göre bile bu hedeflerin 3 katına, hatta 5 katına çıkan enflasyonla karşılaşıyoruz” diye konuştu.

ENFLASYON VE ALIM GÜCÜ KARŞILAŞTIRILDI

KESK, açıklamasında çeşitli ekonomik göstergelere de yer verdi:

“TÜİK bugün kira artışlarında esas alınan 12 aylık ortalama enflasyonun yüzde 32,03 olduğunu açıkladı. Buna göre 60 bin TL maaş alıp bunun yarısını, yani 30 bin TL’sini kiraya veren bir kamu emekçisinin maaşı Temmuz’da 8 bin 105 TL artacak. Ama kirası 9 bin 610 TL artacaktır.

Yani maaş zammının tamamı kira artışına gidecektir. Hatta kirasını karşılayabilmek için cebinden bin 505 TL daha koymak zorunda kalacaktır. Tüm bunlara rağmen iktidar milyonlarca kamu emekçisine ve emekliye bugün açıklanan TÜİK rakamlarını göstermekte ve ‘Altı ayda gerçekleşen enflasyonun dört, beş puan altında kalan artışlarla yetinin’ demektedir. Milyonlarca asgari ücretliye ‘açlık sınırının altında kalmaya devam edeceksiniz’demektedir. Yine milyonlarca emekliye ‘size açlık sınırının yarısı kadar aylık yeter’demektedir”

KİRA ARTIŞLARI ÖRNEK GÖSTERİLDİ

Basın açıklamasında, TÜİK tarafından açıklanan 12 aylık ortalama enflasyon oranı üzerinden yapılan kira artışları da örneklerle değerlendirildi.

KESK, belirli bir maaş düzeyine sahip kamu çalışanının alacağı temmuz zammının büyük bölümünün kira artışına gideceğini, hatta bazı durumlarda kira farkının maaş artışını aşacağını savundu. Bu durumun kamu çalışanlarının yaşam standartlarını daha da zorlaştırdığı ifade edildi.

KESK TALEPLERİNİ SIRALADI

Basın açıklamasında kamu emekçilerinin ekonomik ve sendikal talepleri de kamuoyu ile paylaşıldı. KESK, temmuz ayı maaşlarına yüzde 35 ek zam yapılmasını, mevcut ek ödemelerin taban aylığa dahil edilmesini ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu başta olmak üzere sendikal hakları düzenleyen mevzuatın uluslararası sendikal normlara uygun hale getirilmesini talep etti. Bunun yanında grev hakkını da içeren toplu pazarlık sisteminin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.

DAYANIŞMA MESAJI VERİLDİ

Açıklamanın sonunda KESK, yalnızca kamu emekçilerinin değil, asgari ücretlilerden emeklilere, kamu işçilerinden özel sektör çalışanlarına kadar tüm kesimlerin insanca yaşayabilecek bir ücret düzeyini hak ettiğini şu şekilde belirtti:

“Bizler KESK’liler olarak bu ülkede sadece kamu emekçilerinin değil, asgari ücretlisinden emeklisine, kamu işçisinden özel sektör işçisine kadar tüm çalışanların insanca yaşayacak bir ücreti fazlası ile hak ettiğine yürekten inanıyoruz.
Bunun için bugüne kadar, maden işçilerinden özel sektör öğretmenlerine uzanan her mücadelede sınıf dayanışması içinde yan yana olduk. Bundan sonra da yan yana, omuz omuza olmaya devam edeceğiz.

Dolayısıyla çağrımız sadece kamu emekçilerine değil, bu garabet düzenin çarkları altında ezilen herkesedir. Hepimizi sefalette eşitlemeyi hedefleyenlere artık yeter demenin vakti çoktan gelmiştir. Gelin, yoksulluğu kader gibi gösterenlere karşı sesimizi, gücümüzü birleştirelim. Taleplerimizi hep beraber savunalım.”

GÜNCEL HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ