BURHAN DEMİRCİOĞLU

Osmaniye Otogarı’nda esnaflık yapan Süleyman Öksüz, akaryakıt zamlarından dolayı vatandaşların fazla seyahat etmediğini, satışlarının azaldığını ve akşam evlerine ekmek götüremez seviyeye geldiklerini söyledi. Öksüz, "Millet otogara gelip de herhangi bir şey alıp yolculuk yapacak durumda değiller. Mazota gelen zamla yolculuk yapma olasılığı sıfıra düşmüş, sıfır yani" dedi.

Osmaniye Şehirlerarası Otobüs Terminali'nde yıllardır esnaflık yapan Süleyman Öksüz, ekonomik sıkıntılardan dolayı vatandaşların seyahat edemediğini, bunun da satışlarını olumsuz etkilediğini ifade etti. 

"İNSANLAR SEYAHAT EDEBİLECEK DURUMDA DEĞİL"

Süleyman Öksüz şunları söyledi:

"Osmaniye otogarında esnafım. 2013’te bu dükkânı açtım ama o günden bu tarafa suyun kolisini 4 liraya alıyorduk şu anda suyun kolisi 48 lira. Yiyeceğimiz bisküvi paketini 4 liraya alıyorduk şu anda 34 lira. Millet otogara gelip de herhangi bir şey alıp yolculuk yapacak durumda değiller. Mazota gelen zamla yolculuk yapma olasılığı sıfıra düşmüş, sıfır yani. Eskiden zam yokken mesela diyelim Ankara’ya, İstanbul yol ücretlerindeki olan zamların artışı 80 liraya Ankara’ya giderken şu anda Ankara 320 lira, 300 lira. O yüzden millet yolculuk yapacak, seyahat edecek durumda değiller. Kimsenin böyle ekonomik şartlarda yani asgari ücretin zamlanması olsun, mazota gelen zam 5 katı. Dört liraya aldığımız mazot şu anda 22-23 lira oldu, 30 liraya geldiğinde hiç yoktu. Akşam evimize ekmek götüremiyoruz çocuklarımıza.

"ERZAK LİSTESİNİ 10 GÜNDEN BERİ ALMIYORUM"

Hanımın yazmış olduğu erzak listesini 10 günden beri almıyorum, alamıyorum. Geçenlerde Osmaniye Spor’un bir kazasından dolayı kaza yapan araba bizim olduğundan dolayı, Manisa’ya, Aksaray’a gittik. Gittiğimizde petrolün yanında kafe var, kafe de iki bardak çay aldık. Çayın tanesi 19 lira. Bir bardak çayı 19 liraya içmedim, içemedim boğazımdan geçmedi çünkü. Arkadaşım, yanımda yeğenim vardı yeğenim getirdi, yeğenime bardağı geri iade etmek zorunda kaldım. Bu yüzden biraz ortalığın esnaflar olarak veya ülke olaraktan daha düzgün, daha yaşanır bir hale getirmemiz gerekir. Öyle bir ülke istiyoruz ki, çok zam olmayıp biraz daha rahat, biraz daha şeffaf bir ortamda yaşamak istiyoruz. Bir ayakkabıyı 2 sene giyiyoruz, 3 sene giyiyoruz, yırtılıyor tekrar diktirmek zorunda kalıyoruz. 5 tane çocuğum var ihtiyaçlarına yetişemez duruma geldim. Biz istiyoruz ki, bir adam diyelim bir bisküvi alacak 10 lira değil de 8 lira, 5 lira veya 3 lira daha uygun bir şartlarda almasını istiyoruz. Ekonominin biraz daha düzgün olmasını istiyoruz, ülke açısından."