banner25

banner24

KARS’TA TARİHİ BİNALAR DEFİNE AVCILARININ HEDEFİ OLDU

Kars’ta, define avcılarının son hedefi Ahmet Tevfik Paşa konağı oldu. Tarihçi Faruk Torunoğulları, konak hakkında "Herhangi bir restorasyon yapılmadı. Böyle giderse restorasyon çalışması yapılmadan önce binayı yıkacaklar" dedi.

YURT 12.09.2021, 12:45 15.09.2021, 10:27
KARS’TA TARİHİ BİNALAR DEFİNE AVCILARININ HEDEFİ OLDU

TACETTİN DURMUŞ

Kars’ta, define avcılarının son hedefi Ahmet Tevfik Paşa konağı oldu. Tarihçi Faruk Torunoğulları, konak hakkında "Herhangi bir restorasyon yapılmadı. Böyle giderse restorasyon çalışması yapılmadan önce binayı yıkacaklar" dedi.

Kars'ta, tarihi binalar define avcıları tarafından yağmalanıyor. Kent merkezinde olduğu gibi il genelinde geçmişi binlerce yıla dayanan yerleşim alanları sahipsizlik ve ilgisizlik nedeniyle yok ediliyor. Define avcılarının son hedefi Kars Kalesi ile Kars çayı arasında 19’uncu yüzyıl başlarında inşa edilen Ahmet Tevfik Paşa konağı oldu. Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) tarafından restore edilmesi beklenen iki katlı, dörtgen planlı ve cumbalı konağın salonunun tavanındaki ahşap süslemeleri ile o dönem ısıtma sistemi olarak kullanılan peçte (soba) yerinden söküldü. 

“TARİHİ KONAK MEZARCILARIN SALDIRISINA UĞRUYOR”

Kars’taki sivil ve dini mimariler üzerine çalışmalar yapan tarihçi Faruk Torunoğulları, konu ile ilgili olarak ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Torunoğulları, son Osmanlı sadrazamlarından Ahmet Tevfik Paşa'nın adını taşıyan iki katlı konağın Kars için önemine değindi ve şunları söyledi:

"BU GERÇEKTEN BİR SALDIRI: Kars’ta ayakta duran şu andaki en önemli Osmanlı Konağı diyebiliriz burasına. Fakat uzun süredir âtıl olarak duran konak restorasyonu yapılmadan önce çeşitli saldırılara maruz kalıyor. Bu gerçekten bir saldırı. Konağın ikinci katında bulunan peçin yerinde duruyorum ben şu anda. Peçi defineciler daha doğrusu mezarcılar gördüğünüz gibi parçalamışlar, tuğlalarını tek tek söküp binanın ikinci katını tahrip etmişler. Daha önceden de binanın ikinci katındaki çeşitli yerlerde çukurlar açmışlardı. Tavanı sökmüşlerdi. Zaten tavanda ve peçin bulunduğu yerlerdeki izler halen duruyor. Binanın ikinci katına çıkabileceğimiz herhangi bir merdiven yok. Duvardan tırmanarak çıkıyoruz. Buna rağmen kazmalı ve kürekli mezarcılar gördüğünüz gibi müthiş bir görüntüsü olan bu soba sistemini parçalamışlar. Peç dediğimiz sistem, duvar içi bir yalıtım sistemidir ve duvarda bulunan sobalardır. Özellikle 19. Yüzyılın sonlarında 20. Yüzyıl başlarında Kars'ta yapılan tüm binalarda olan ısıtma sistemidir. Şu anda bunlarda gördüğünüz gibi, fırın ya da ateş tuğla dediğimiz ısı yalıtımında kullanılan tuğlalardır.

RESTORASYON YAPILMADI: Bina içinde yaşayan kişi boşalttıktan sonra atıl duruma geldi. Herhangi bir restorasyon yapılmadı. Yanlış hatırlamıyorsam, son dönemde bir restorasyon çalışması yapılacaktı. Bununla ilgili projeler hazırlandı. Ama böyle giderse restorasyon çalışması yapılmadan önce binayı yıkacaklar. Binanın konumu sahibi olduğu kendisine ithaf edilen kişinin önemli bir askeri komutan veya üst düzey bir devlet memuru olmasından dolayı Kars Kalesi eteklerinde önemi bir yerde yapılması önemlidir. Binanın zaten tavanında ahşap oyma ve süslemeler olduğunu da görüyoruz. Camlar, cumbalı balkonlar gibi bunları hepsi özel olaraktan ahşap işlemleriyle yapılmıştır.” 

“BU BİNALAR KÜLTÜREL MİRASIMIZDIR”

Doğu Ekspresi ile Kars’a gelen turist Ekin Öztürk de bu konuda üzüntülerini şu sözlerle dile getirdi:

“Hakikaten beklentilerimizin üstünde bir yer. Daha önce gördüğümüz şehirlere benzemiyor. Aslında gezerken eski bir ev bulduk. Dışardan yıkılmak üzere falan gibi gördük. Çok güzel bir mimarisi var gibi görünüyordu. Bir de içine girip bakalım dedik. 1800’lerden kalma bir binaymış. İşte keşke yapılsaymış, biraz daha iyi korunsaymış aslında çok büyük bir kültürel miras bu binalar ama böyle durmasına biraz üzüldük aslında. Umarız ileride daha iyi bakılır ve daha iyi korunur. Çünkü önemli böyle yapılar."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

* Konaktan iç ve dış detaylar

* Konak çevresinden tarihi dokundan detaylar

* Faruk Torunoğulları 

* Ekin Öztürk

Yorumlar (0)