HABER MERKEZİ
Gazeteci Yelis Ayaz’ın tutuklanmasının ardından uluslararası tepkiler geldi. Merkezi Paris’te bulunan uluslararası medya kuruluşu Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), yayımladığı açıklamayla tutuklama kararını sert sözlerle eleştirdi.
Kuruluş adına açıklama yapan RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, özellikle kamu gücüyle bağlantılı haberlerde gazetecilerin “dezenformasyon” suçlamasıyla hedef alınmasının endişe verici bir tablo oluşturduğunu belirtti. Açıklamada, yargının gündemi şekillendirmeye dönük müdahalelerinin artık alışkanlık haline geldiği ifade edildi.
Yapılan açıklama şu şekilde:
“RSF’den Erol Önderoğlu: Muktedirlerle ilgili boyutu olan her bir haberden gazeteciyi “dezenformasyon”dan tutuklamak ve gündeme müdahale etmek yargının endişe verici bir alışkanlığı haline geldi. Aydın’da gazeteci Yelis Ayaz’a yönelik keyfi tutuklama da kabul edilemez!”
TEPKİLERİN ODAĞINDA “SANSÜR YASASI” VAR
Uluslararası insan hakları kuruluşu Stockholm Center for Freedom da konuya ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme yayımladı. Açıklamada, Ayaz’ın bir milletvekilinin oğlunun okula silah getirdiği yönündeki iddiaları haberleştirdiği için tutuklandığına dikkat çekildi.
Kuruluş, 2022 yılında yürürlüğe giren ve kamuoyunda “Sansür Yasası” olarak bilinen düzenlemeyi yeniden gündeme taşıdı. Eleştirilerde, söz konusu yasanın gazeteciler üzerinde baskı aracı haline geldiği savunuldu.
GAZETECİLİK MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Açıklamalarda ayrıca Türkiye’nin uluslararası raporlardaki konumuna da vurgu yapıldı. RSF’nin yayımladığı 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye’nin 180 ülke arasında 163. sırada yer aldığı hatırlatıldı. Raporda, gazetecilere yönelik soruşturmalar, tutuklamalar ve haber içeriklerine yönelik müdahalelerin ifade özgürlüğünü ciddi biçimde etkilediği değerlendirmesi yapılmıştı.
Türkiye’deki basın meslek örgütleri ve ifade özgürlüğü savunucuları da Yelis Ayaz hakkında verilen tutuklama kararına tepki gösterdi. Yapılan açıklamalarda, gazetecilik faaliyetlerinin suç kapsamına alınmaması gerektiği vurgulanırken, haber yapmanın kamu adına yürütülen anayasal bir görev olduğu belirtildi.