GENEL

Öğretmenler yoksulluğu anlattı: “İncirin içinde büyüyen çocuk incir yiyemiyor!”

Aydın’da görev yapan öğretmenler, okullarda her geçen gün daha görünür hale gelen yoksulluk tablosunu anlattı. Açlık, barınma sorunu ve umutsuzlukla mücadele eden öğrencilerin yaşadıklarını eğitimciler aktardı.

Abone Ol

HABER: ROJDA DOLGUN

Aydın’da farklı okullarda görev yapan öğretmenler, öğrencilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların artık eğitim hayatını doğrudan etkilediğini söyledi. Eğitimciler, özellikle son yıllarda çocukların temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sorunlar yaşadığını belirterek, okul koridorlarında görünmeyen büyük bir yoksulluk yaşandığını ifade etti.

Bir öğretmen, Aydın’ın tarım kenti olmasına rağmen çocukların üretilen meyvelere ulaşamadığının altını çizerek “İncirin, cevizin içinde büyüyor o çocuk ama incir yiyemiyor, ceviz yiyemiyor. Bu nasıl acı bir durum? Çileğe gidiyor, annesi o meyveyi eve getiremiyor. Şeftaliye gidiyor ama şeftali yiyemiyor. Bu mesele sadece çocuğun günlük karnını doyurması ya da gerekli besini alması meselesi değil. Aynı zamanda o çocuğun zeka gelişimini etkileyen bir durum. Sosyal gelişimini etkileyen bir durum. Şu an neredeyse her sınıfta otizm tanısı konulabilecek birkaç çocuk var. Ve bu, tamamen genetik nedenlerle ortaya çıkan bir durum değil. Büyük ölçüde yetişme koşullarıyla bağlantılı gelişen bir problem” dedi.

Öğretmenlere göre mesele yalnızca öğrencilerin aç kalması değil. Eğitimciler, yetersiz beslenmenin çocukların hem zihinsel hem de sosyal gelişimini etkilediğini vurguluyor. Özellikle küçük yaş gruplarında dikkat eksikliği, iletişim sorunları ve gelişim problemlerinin giderek arttığı belirtiliyor.

YOKSULLUĞUN GÖLGESİNDE ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ

Kentte yaşayan eğitimciler, ekonomik sorunların yalnızca ilkokul ve lise öğrencileriyle sınırlı olmadığını, üniversite gençliğinin de ağır koşullarla mücadele ettiğini dile getirdi. Öğretmenler, Aydın’a eğitim için gelen çok sayıda öğrencinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyledi.

Bir öğretmenin aktardığına göre, şehirde dört yıl eğitim görüp denizi görmeden mezun olan binlerce öğrenci bulunuyor. Eğitim fakültelerinde okuyan gençlerin büyük bölümünün gelecek kaygısı taşıdığına dikkat çeken bir öğretmen ise “Öğrenciler burada dört yıl eğitim görüyor ama daha denizi görmeden bu şehirden ayrılan binlerce genç var. Eğitim fakültesinde okuyan çocuklara bakıyorsunuz; hepimiz öğretmeniz ama o gençlerin öğretmen olma umudu bile kalmamış durumda. Okuyorlar ama ne için okuduklarını kendileri de bilmiyor artık. Sonuçta bunların hepsi bizim çocuklarımız.
Hepimiz bu tabloyu görüyoruz” diye konuştu.

DEPREMZEDE ÖĞRENCİLERİN YÜKÜ DAHA AĞIR

Öğretmenler, deprem bölgesinden Aydın’a gelen öğrencilerin yaşadığı sıkıntıların tabloyu daha da ağırlaştırdığını söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından farklı illerden gelen öğrencilerin barınma ve kira sorunlarıyla mücadele ettiğini belirten bir öğretmen ise şu ifadeleri kullandı:

“Öğretmenler olarak kendi aralarında para toplayıp ihtiyaç sahibi öğrencilere destek olmaya çalışıyor. Çocuklar en azından okula gidip gelirken bir öğün yemek yiyebilsin diye çaba gösteriliyor.
Bir de deprem bölgesinden gelen öğrenciler var. Gerçekten çok zor bir tabloyla karşı karşıyayız. Tüm öğretmenler elimizden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz. Geçenlerde Maraş’tan gelen bir öğrencinin kirasını ödeyemediğini öğrendik. Hocalar kendi aralarında para toplayıp yardımcı oldu. Bunu ilk duyduğumda bir öğretmen olarak gerçekten çok üzüldüm. Uykularım kaçtı. Günlerce etkisinden çıkamadım.”

Özellikle öğrenci yoksulluğu, beslenme sorunu ve barınma krizi gibi konuların artık eğitim politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini vurguluyan başka bir öğretmen ise “Bir müfredat var; devlet çocukları belirli bir kalıba göre yetiştirmeye çalışıyor. Bizler de o sistemi uygulamak zorunda kalan insanlarız” dedi.

GÜNCEL HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ

AYDIN HABERLERİ (@aydinhaberlericom)'in paylaştığı bir gönderi