GÜNCEL

Eğitim Sen’den öğretmenlere yönelik müdahaleye tepki : “Barikat değil, çözüm!”

Eğitim Sen Aydın Şubesi, Ankara'da hak talepleri için eylemlerini sürdüren özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlere yönelik polis müdahalesine tepki gösterdi. Eğitim Sen Aydın Şube Başkanı Suat Güneş, öğretmenler için "barikat değil, çözüm konulması gerektiğini" belirterek, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve taleplerin karşılanması çağrısında bulundu.

Abone Ol

HABER: ROJDA DOLGUN

Eğitim Sen Aydın Şubesi, kent meydanında yaptığı açıklamayla Ankara'da eylemlerini sürdüren özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taleplerine destek verdi. Eğitim Sen'in çağrıda bulunduğu basın açıklamasına Emek ve Demokrasi Platformu ile İnsan Hakları Derneği katıldı. Açıklamada, öğretmenlerin taban maaş, güvenceli çalışma, insanca yaşayabilecekleri ücret ve özlük haklarının güvence altına alınması talepleriyle 14 Haziran'dan bu yana mücadele ettiği hatırlatıldı.

Öğretmenlerin taban maaş, güvenceli çalışma, insanca yaşam koşullarına uygun ücret ve özlük haklarının güvence altına alınması taleplerini belirten Eğitim Sen Aydın Şube Başkanı Suat Güneş, “Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenler; taban maaş, güvenceli çalışma, insanca yaşayabilecekleri bir ücret, özlük haklarının güvence altına alınması ve mülakat nedeniyle yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi talepleriyle 14 Haziran'dan bu yana Ankara'da eylemlerini sürdürmektedir” dedi.

“ÖĞRETMENLER NEDEN SOKAKTADIR?”

Güneş, öğretmenlerin seslerini kamuoyuna duyurmak amacıyla yürüyüş düzenlemek isterken polis müdahalesiyle karşılaştığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Öğretmenler, seslerini duyurabilmek ve taleplerini kamuoyuyla paylaşabilmek amacıyla Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Ankara Temsilciliği önünden Madenci Anıtı'na yürümek istemiştir. Ancak yürüyüş başlamadan öğretmenlerin karşısına bir kez daha polis barikatı çıkarılmıştır. Yapılan sert müdahalede biber gazı kullanılmış; meslektaşlarımız darbedilmiş, yerlerde sürüklenmiş, fenalaşanlar olmuş ve çok sayıda öğretmen gözaltına alınmıştır.

Öğretmenlere yönelik müdahaleler tekil ve istisnai olmaktan çıkmış, sistematik bir nitelik kazanmıştır. Anayasal haklarını kullanarak basın açıklaması yapmak, yürümek ve taleplerini dile getirmek isteyen öğretmenler günlerdir polis ablukası, fiziksel şiddet ve gözaltılarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Üstelik baskı yalnızca öğretmenlerle sınırlı kalmamakta; dayanışma amacıyla eylemlere katılan sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcileri de aynı müdahalelerin hedefi olmaktadır.

Buradan bir kez daha soruyoruz: Öğretmenler neden günlerdir sokaktadır? Öğretmenler neden bedenlerini açlığa yatırmak zorunda kalmaktadır? Çocuklarımızı ve gençlerimizi emanet ettiğimiz öğretmenlerin karşısına neden sürekli polis barikatları çıkarılmaktadır?

Öğretmenlerin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin sorunların çözülmesi gerekirken, iktidarın öğretmenlerin taleplerine polis şiddetiyle yanıt vermesi kabul edilemez. Hak aramak suç değildir. Basın açıklaması yapmak, yürümek ve sendikal mücadele yürütmek demokratik ve anayasal bir haktır. Öğretmenlerin haklı taleplerine yönelik şiddet, baskı ve gözaltı uygulamalarına derhal son verilmelidir.”

“BU MÜCADELE EMEĞİN DEĞERİNİ SAVUNMA MÜCADELESİDİR”

Eğitim Sen'in tüm öğretmenlerin ortak hak mücadelesini desteklediğini belirten Güneş, kamuda, özel sektörde, sözleşmeli, ücretli ya da atama bekleyen öğretmenler arasında ayrım yapılmaması gerektiğini ifade etti. Sendikanın, öğretmenler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesini temel sorumluluk olarak gördüğünü şu şekilde kaydetti:

“Yaşananlar yalnızca özel sektörde çalışan öğretmenlerin ya da mülakat nedeniyle mağdur edilen meslektaşlarımızın sorunu değildir. Öğretmenlik mesleği yıllardır düşük ücret, güvencesizlik, işsizlik, sözleşmeli ve ücretli istihdam, mülakat, performans baskısı ve ağır çalışma koşulları üzerinden sistematik biçimde itibarsızlaştırılmaktadır.

Özel okullarda çalışan öğretmenler asgari ücret düzeyindeki ücretlere ve patronların keyfi uygulamalarına mahkûm edilmektedir. Atama bekleyen öğretmenlerin geleceği, nesnel ve bilimsel ölçütlerden uzak mülakat uygulamalarıyla karartılmaktadır. Kamuda ve özel sektörde farklı statüler altında çalışan öğretmenlerin emeği parçalanmakta, değersizleştirilmekte ve öğretmenler birbirleriyle rekabet etmeye zorlanmaktadır.

Bu nedenle özel sektör öğretmenlerinin taban maaş ve güvenceli çalışma talebi ile mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi mücadelesi, bütün öğretmenlerin ortak mücadelesidir. Bu mücadele, öğretmenlik mesleğinin onurunu, emeğin değerini ve öğrencilerimizin nitelikli eğitim hakkını savunma mücadelesidir.

Eğitim Sen olarak öğretmenleri birbirinden ayıran statü farklılıklarını reddediyor; kamuda ve özel sektörde çalışan, atama bekleyen, sözleşmeli ya da ücretli bütün öğretmenlerin ortak mücadelesini ve dayanışmasını büyütmeyi temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz.”

SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÇAĞRI YAPILDI

Öğretmenlerin karşısına güvenlik önlemleri yerine çözüm önerilerinin konulması gerektiğini belirten Güneş şu değerlendirmelerde bulundu:

“Taleplerimiz açıktır: Özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkı yasal güvenceye alınmalı, güvenceli çalışma koşulları sağlanmalıdır. Mülakat mağduru öğretmenlerin hakları derhal teslim edilmelidir. Açlık grevindeki öğretmenlerin talepleri karşılanmalı, sağlıklarıyla oynanmamalıdır. Polis müdahaleleri ve gözaltılar son bulmalı, sendikal faaliyetlerin engellenmesinden vazgeçilmelidir.

Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm konulmalıdır.

Öğretmenlerin emeği, mesleği ve onuru gözaltına alınamaz!

Hak arayan öğretmenler yalnız değildir!

Yaşasın öğretmenlerin ortak mücadelesi ve dayanışması!”

GÜNCEL HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ