MHP Genel Başkanı Bahçeli bugün Manisa’da miting düzenledi. Bahçeli özetle şöyle konuştu:

Madem evet diyorsunuz, madem tamam diyorsunuz, madem sorun yok diyorsunuz, o halde, partimizi temsilen Cumhur İttifakı’nın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sayın Cengiz Ergün’ü bir kez daha iradenize ve takdirinize emanet ediyorum. Cumhur İttifakı’nın birbirinden değerli belediye başkan adaylarıyla Manisa’nın tamamının hizmetine talibiz… Buradan Manisa’daki bütün vatandaşlarıma samimiyetle seslenmek istiyorum; neye inanırsanız inanınız, hangi partiye, fikriyata veya ideolojiye gönül verirseniz veriniz, doğduğunuz yöreniz, kökeniniz, mezhebiniz ne olursa olsun, namus ve vatan borcu olan oyunuzu kullanmak için sandığa gidip Türkiye ve Türk milleti ortak paydasında buluşmanızı, Manisa’nın gücüne güç katmanızı önemle ve özellikle rica ediyorum.

“ADALET VE HAKKANİYET MECBURİYETİDİR”

31 Ocak gece yarısı İzmir Gaziemir’de, sadece ekmeğinin peşinde koşan, aynı zamanda tertemiz kalpli bir taksi şoförümüz, üşümesin, soğukta kalmasın diye arabasına aldığı bir cani tarafından, sırtından kalleşliğe bile taş çıkartacak namertlikle vuruldu ve hayattan kopartıldı. DEM’ci ve bölücü bu caninin cinayetten hemen sonra ‘herkese güvenmeyeceksin’ sözü de kamera kayıtlarına yansıdı. Ebediyete irtihale eden taksi şoförümüze Allah’tan rahmetler niyaz ediyor, ailesine sabır ve başsağlığı diliyorum. Türkiye’nin huzurunu kaçırmak, insanımızın can ve mal güvenliğini kundaklamak için faal halde olan alçakların başına dünyayı yıkmalıyız. Teröristler, suç örgütleri, bozguncular, casuslar, iç ve dış ihanet cephesi, yeminli Türkiye düşmanları, fitne ve fesat üretimi yapan namus yoksunları kara propagandalarına hız kesmeden devam etseler de, birbirimize güvenmekten, birbirimize sarılmaktan, birbirimizin can evi olmaktan vazgeçmeyeceğiz. Kötülüğe, kötülere, köhneliğe, köksüzlüğe, kötümserliğe teslim olmayacağız. Milli birlik ve kardeşliğimizden asla taviz vermeyeceğiz. Suça ve suçluya hoşgörü olamaz. Teröre ve teröriste acımak diye bir şeyden bahsedilemez. Masum insanlarımızın hayatına kast eden hainlerin en ağır şekilde cezalandırılması, bir daha güneş ışığı görmemeleri beklentim ve temennimdir. Taksi şoförümüzü katleden alçağın cezasını çekmekle birlikte, vatandaşlıktan çıkartılması, hayatı boyunca rezil rüsva şekilde yaşaması adalet ve hakkaniyet mecburiyetidir.

“MANİDAR BİR KOMPLO EMARESİ TAŞIMAKTADIR”

Türkiye’mizin darboğaza sürüklenmesi, iç asayiş ve toplum düzeninin sakatlanması amacıyla sistemli ve şiddetli operasyonlar yapılmaktadır. İstanbul Fatih Camii imamıza yönelik bıçaklı saldırı, Kelime-i Tevhit sancağı taşıyan bir vatandaşımızın darp edilmesi, Santa Maria Kilisesi’nde işlenen cinayet, Diyarbakırlı Ramazan Pişkin’e yapılan suikast Türkiye aleyhine kurgulanan ve birbiriyle bağlantılı olaylardan bir kısmıdır. Bir mizah programında rol alan soytarıların gazilerimize şerefsizce hakaret etmeleri, 100 yıl önce Cumhuriyet’in ilanına küstahça atılan darbe iftirası, baskı var diyerek şehitlerimize rahmet okumayan korkakların varlığı, kahraman evlatlarımızın kanını döken terör saldırıları, günbegün azgınlaşan bölücü dayatmalar çok dikkat çekici provokasyonlardır ve kaynak üssü dışardadır. Astronot Alper Gezeravcı kardeşimizin uzaya gittiği, Türkiye’nin başını yükseklere çevirdiği şu dönemde; bir dizi film vasıtasıyla Dilber karakterinin servis edilmesi de bir başka örtülemez çelişki ve zamanlama itibarıyla manidar bir komplo emaresi taşımaktadır.

“DEMOKRATİK BİR HAK OLARAK GÖSTERİLEMEZ”

TBMM’de Hatay Milletvekili Şerafettin Can Atalay hakkında Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin kararı okunurken hiçbir adaba, hiçbir edebe, hiçbir ahlak ve ölçüye sığmayan protesto gösterileri demokratik bir hak olarak da görülemez, böyle gösterilemez. Can Atalay, ilk derece mahkemesi tarafından görülen Gezi Parkı davasında hüküm almıştır. Bu hüküm Yargıtay tarafından onanmıştır. Bu kararın uygulanmasından başka da seçenek kalmamıştır. Anayasa Mahkemesi vesayetçi bir tutumla, anayasa aykırı şekilde, tarihi bir hatanın faili olarak, Atalay’la ilgili hak ihlali kararı vermiş ve tartışmaların fitilini ateşlemiştir. Kriz ve kutuplaşmanın asıl mimarı, asıl tahrikçisi Türkiye’nin karşısındaki mihrak olan Anayasa Mahkemesi’dir. Nerede bir hain, nerede bir terörist ve suçlu varsa; Türkiye’nin varlığına, birliğine ve egemenlik haklarına kim husumet besliyorsa Anayasa Mahkemesi onların hizasındadır ve onların lehine hak ihlali kararlarını cömertçe açıklamaktadır.

“ANAYASA MAHKEMESİ’NİN TAHAKKÜMCÜ VE SKANDAL KARARI”

TBMM, Anayasa Mahkemesi’nin tahakkümcü ve skandal kararına boyun eğmeyerek söz konusu şahsın milletvekilliğini düşürmüştür. Altını çizerek ifadeye mecburum ki, Meclis’e düşen sorumluluk evvelemirde, anayasadaki çelişkileri ortadan kaldırmaktan ziyade, milli iradenin onurunu, adalet ve hukuk namusunu korumak, kollamak, sonuna kadar da sahiplenmektir. Yeni bir anayasaya duyulan ihtiyaç ortadadır. MHP ve Cumhur İttifakı’nın bu konudaki müspet tavrı ve samimi çağrısı da herkesçe bilinmektedir. Ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin almış olduğu kararın okunması bir anayasal çelişkinin mahsulü değil, bilakis yasal ve anayasal bir zorunluluktur. TBMM’yi şiddet ve nefret arenasına çevirip demokratik işleyişe kast edenlerin milletimizin kutlu iradesine rest çektikleri, leke sürdükleri, gölge düşürdükleri tartışmasızdır. Gazi Meclisi’mize yapılan saygısız, nezaketsiz ve art niyetli müdahalelerin karşısındayız, bu vandallıkların demokrasiyle de hiçbir ilişkisinin olmadığı kanaatindeyiz.

“SÖZDE DARBE GİRİŞİMİNE KARŞI MÜCADELEDEN BAHSEDİYOR”

Bir yanda bölücü terör örgütünün emellerine sarılmaktan ve DEM’cilerin kuklası olmaktan utanmayanlar, diğer yanda Manisa’nın sokak aralarında yürümeye, insan ve toplum içine çıkmaya yüzleri kalmayanlar mefluç haldedir, üstelik perişanlıklarını gizlemeyecek bir durumdadır. Özgür Bey, sokağı adres gösteriyor, ateşle oynuyor, hezeyandan hezeyana geçiş yapıyor, sipariş konuşmalarla yıpranıyor, sözde darbe girişimine karşı mücadeleden bahsediyor. DEM’lenmiş CHP komaya girmiş. DEM’lenmiş CHP kontrolden çıkmış. Yasal ve anayasal bir prosedürün ikmalini darbe diye tanımlamak eğer cehalet değilse biliniz ki vatana, millet, milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclis’e hakarettir. Meclis’e hakaret etmek millete hıyanettir. CHP’nin terör örgütleriyle arasına mesafe koyması, DEM’lenmek yerine demokratlaşması ve faşizan çizgiden uzaklaşması lazımdır. CHP’nin köküne ve kimliğine dönüş yapması demokrasi hayatımız adına da akut ve elzem bir ihtiyaçtır.”

MHP’NİN MANİSA ADAYLARI

31 Mart seçimlerinde MHP’nin Manisa’da yarışacak adaylarının isimleri şöyle:

“Alaşehir Belediye Başkan Adayı: Necdet Türk

Cumartesi Anneleri hakim karşısına çıktı Cumartesi Anneleri hakim karşısına çıktı

Kula Belediye Başkan Adayı: Hüseyin Tosun

Salihli Belediye Başkan Adayı: Zeki Kayda

Sarıgöl Belediye Başkan Adayı: Necati Selçuk

Selendi Belediye Başkan Adayı: Nurullah Savaş

Turgutlu Belediye Başkan Adayı: Yunus Oğan”

Kaynak: