HABER: ROJDA DOLGUN

DİSK Emekli Sen Aydın Şubesi, Türkiye’de giderek ağırlaşan ekonomik koşulların özellikle emekliler üzerindeki etkisine dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi.

Açıklamada, uygulanan ekonomik politikaların geniş toplum kesimlerini zor durumda bıraktığı savunularak, işçiler, dar gelirliler ve emeklilerin geçim mücadelesinin her geçen gün daha da ağırlaştığı ifade edildi. Sendika, yıllarca çalışan ve prim ödeyen emeklilerin bugün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirtti.

“EMEKLİLİK KAZANILMIŞ HAKTIR”

Sendikanın açıklamasında, emekli aylıklarının yıllarca ödenen primlerin ve verilen emeğin karşılığı olduğu şu şekilde vurgulandı:

“Türkiye, her geçen gün derinleşen, geniş kitleleri açlık sınırının altına iten ve toplumsal yaşamı tahrip eden çok boyutlu bir ekonomik krizin kıskacındadır. Siyasi iktidarın uzun yıllardır istikrarlı bir şekilde uyguladığı sermaye odaklı, rantçı ve neo-liberal ekonomi politikaları, bugün işçi sınıfını, dar gelirlileri ve özellikle de ömürlerini bu ülkenin kalkınmasına, üretimine adamış olan milyonlarca emekliyi tam bir sefalet düzenine mahkûm etmiştir. Bizler, DİSK, DEV EMEKLİ-SEN olarak; bu gidişata dur demek, hakkımız olanı haykırmak ve sefalet aylıklarına boyun olmayacağımızı ilan etmek üzere bugün buradayız.

Açıkça ve yüksek sesle ifade ediyoruz:

Bugün karşı karşıya kaldığımız toplumsal ve ekonomik tablonun adı “Sermayeye Hizmet, Emekliye Sefalet” düzenidir! Bu düzen; üreteni, değer yaratanı ve ömrünü bu toprakların geleceğine adamış olanları yok sayan; buna karşılık bir avuç azınlığı daha da zenginleştiren bilinçli tercihlerin ürünüdür. Ülkenin tüm kaynakları, halkın vergileri ve yıllarca döktüğümüz alın teri; yerli ve yabancı sermaye çevrelerine, yandaş holdinglere, muafiyetlerle, teşviklerle, affedilen milyarlık borçlarla peşkeş çekilmektedir. Sermayeye gelince sınır tanımayan fonlar, hazine garantileri ve imtiyazlar bulanlar; iş emekliye, işçiye, dar gelirliye geldiğinde bütçe disiplini ve kaynak yetersizliği masallarına sığınmaktadır.

Bu çarpık bölüşüm mekanizmasının neticesinde, milyonlarca emeklinin payına ise açlık, yoksulluk, güvencesizlik ve sosyal hayattan tamamen tecrit edilmek düşmektedir. Alın terimizin, gençliğimizin, dirsek çürüterek ve gece gündüz çalışarak bu ülkenin ekonomisine kattığımız değerlerin, yıllarca eksiksiz ödediğimiz primlerin karşılığı olan emeklilik hakkı; bugün siyasi iktidar tarafından bir yük, bir maliyet unsuru ya da lütufmuş gibi sunulmaktadır. Her zam döneminde sadaka niteliğindeki, gerçek enflasyonun çok gerisinde kalan yüzdelik artışlarla ve kök aylık hileleriyle toplumun en alt katmanına itilmeyi, hak ettiğimiz insanca yaşam koşullarının bizlerden esirgenmesini kabul etmiyoruz!

Ekonomik krizin faturasını bizlere kesmeye çalışanlara mesajımız nettir: Yıllarca ürettik, değer yarattık, vergimizi ve primimizi eksiksiz ödedik. Bizim bu ülkenin her karışında emeğimiz var, hakkımız var ve insanca yaşayabileceğimiz onurlu bir emeklilik dönemi istiyoruz! Bu mücadeleyi kazanıncaya kadar meydanları terk etmeyeceğiz!”

3-131

EMEKLİLERİN TALEPLERİ SIRALANDI

Basın açıklamasında, emeklilerin yaşadığı sorunların yalnızca bugün emekli olanlarla sınırlı olmadığı vurgulanarak talepler şu şekilde sıralandı:

EGEKAF’26 Aydın’da gençlerin yoğun ilgisiyle tamamlandı
EGEKAF’26 Aydın’da gençlerin yoğun ilgisiyle tamamlandı
İçeriği Görüntüle

“Emeklilik, insanın kendine zaman ayıracağı, onurlu ve huzurlu bir nefes alacağı dönem olmalıdır. Ancak bu topraklarda emeklilik, bir toplu tasfiye hareketine, yarın sabah hayatta kalıp kalamayacağı kaygısına indirgenmiştir. Bugünün genç kuşakları, bizlerin düştüğü bu içler acısı sefalet tablosuna bakarak bu ülkede çalışmaktan, prim ödemekten ve gelecek kurmaktan umudunu tamamen kesmektedir. Aktif çalışma ömrünü tamamlamış milyonlarca insanımız; ilerlemiş yaşlarına, bükülmüş bellerine ve kronik sağlık sorunlarına rağmen sırf bir lokma ekmek bulabilmek için merdiven altı, güvencesiz, sigortasız ve onur kırıcı ücretlerle çalışmaya zorlanmaktadır.

Bu sadece emeklinin değil; koskoca bir toplumun geleceğinin, umudunun ve yarınlarının yok edilmesidir! Biz bu karanlığı, bu geleceksizlik dayatmasını reddediyoruz!

Bizler sadece şikâyet etmiyoruz; hakkımız olanı ve bu krizden çıkışın asgari şartlarını talep ediyoruz. Siyasi iktidarın kulaklarını tıkadığı, görmezden geldiği acil taleplerimizi bir kez daha ilan ediyoruz:

En Düşük Emekli Maaşı Asgari Ücret Seviyesine Yükseltilmelidir: Hiçbir emekli aylığı, insanca yaşam sınırının asgari koşulu olan net asgari ücretin altında olmamalıdır. Kök aylık hilelerine ve seyyanen zam oyunlarına derhal son verilmelidir.

İntibak Yasası Derhal Çıkarılmalıdır: 2000 yılı öncesi ve sonrası emekli olanlar arasındaki derin uçurumu kapatacak, adaleti sağlayacak bir İntibak Yasası meclisten ivedilikle geçirilmelidir. Aynı prim gün sayısı ve aynı koşullarla emekli olanların aylıkları eşitlenmelidir.

Sağlıkta Katkı Payları Kaldırılmalıdır: Emeklilerin ilerleyen yaşlarıyla birlikte en çok ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetleri tamamen ücretsiz olmalıdır. Hastane, ilaç, muayene ve ameliyat adı altında alınan her türlü katkı payı ve ek ücret uygulamasına son verilmelidir. Sendikal Haklar ve Toplu Sözleşme Masası Tanınmalıdır: Emeklilerin sendikal örgütlenmesi önündeki tüm yasal ve bürokratik engeller kaldırılmalıdır.”

2-199

Muhabir: Rojda Dolgun