Ziyaret sonrası gazetecilere açıklama yapan Kılıçdaroğlu, Demirtaş ve Mızraklı ile yaptığı görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi verdi. Demirtaş’ın tutuklu olmasının doğru olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Türkiye siyasini konuştuk. Komşularımızdaki gelişmeleri konuştuk. Dünya siyasetini konuştuk. Yeni bir siyaset diline ihtiyaç olduğunu da her iki siyasetçi arkadaşımız dile getirdi. Gerçekten barıştan, huzurdan yana beraber yaşamaktan yana sivil siyasetin ne kadar önemli olduğu vurgulandı zaten. İki değerli arkadaşımız da benim siyaset konusunda ve Türkiye’de sorunların çözümü konusunda ne kadar samimi olduğumu biliyorlar zaten. Dolayısıyla bu çerçevede ben olaylara yaklaşıyorum. O dönem iktidar bir anayasa değişikliğini terör olayı üzerinden referanduma sunmak istiyordu. Bu çok daha büyük sorunlar yaratacaktı Türkiye açısından. Biz buna engel olduk. Bizim bakış açımız Türkiye’de huzurun olması. Türkiye’de yeni bir sivil siyaset dilinin gelişmiş olması. Türkiye’de terörün sona ermesi. Ortadoğu coğrafyasında barışın, huzurun olması. Türkiye’de insanların huzurun içinde olması. Herkesin kendi kimliğine başkalarının saygı duyması. Bu çerçevede aramızda her hangi bir ayrılık yok. Düşüncülerimizi rahatlıkla ifade edebiliyoruz. Ülkemizde huzur içinde yaşamak istiyoruz.

Van-Bitlis karayolunda kaza: 2 ölü 30 yaralı Van-Bitlis karayolunda kaza: 2 ölü 30 yaralı

''Türkiye demokratikleşmediği sürece normalleşme olmaz"

İki değerli siyasetçi arkadaşımız gençlerin yurt dışına gidişleriyle ilgili kaygılarını da dile getirdi. Doğrudur, gençlerin yurt dışına gitmeleri, geleceklerini yurt dışında aramaları gerçekten kaygı verici bir olay. Türkiye’nin bu sorunu çözmesi lazım. Gençler, ‘Ev, araba alamıyoruz, düşüncelerimizi ifade edemiyoruz’ diye başka beklentiler içine giriyorlar ve Türkiye'den değerli varlıklarını maalesef kaçırıyor. Bu konudaki kaygılarını dile getirdiler. Türkiye demokratikleşmediği sürece normalleşme olmaz. Normalleşmenin temel koşulu demokratikleşmedir. Düşüncelere saygıdır. Herkesin düşüncesini özgürce ifade edebileceği bir ortamın yaratılmasıdır. O zaman zaten normalleşme olur. Ama siz hala otoriter yapıyı sürdürür ve bu otoriter yapıyı güçlendirmeye kalkarsanız zaten arzu etseniz de demokratikleşme olmaz. İşin özünde demokrasiyi bütün kurumlarıyla dile getirmek ve yaşatmaktır. Bunlar olmazsa zaten demokrasi gelişmez. Demirtaş dışarıda olsaydı sivil siyasetin önü çok daha rahat açılırdı ve ben eminim, terör olayları da biterdi. O nedenle Sayın Demirtaş’ın içeride tutulmasını asla doğru bulmuyorum.''

Kaynak: anka