Malatya’da avukatlar, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından adliye hizmetlerinin 7 ayrı yerde yürütülmesini protesto ederek, bölünmüş ve parçalanmış adliyeye son verilmesini talep ettiler. Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, “Bugün adalete erişim hakkı, Malatya’da avukatlar için mesleki bir sorun haline geldiği gibi tüm Malatyalıların temel adalete erişim hakkı sorununa dönüşmüştür. Bölünmüş adliye sorunu, sadece avukatın meslek bir sorunu değildir. Bölünmüş adliye sorunu en çok da yurttaşların, Malatyalıların adalete erişim sorunudur. Bu şartlarda adaletin tecellisini, adil bir yargılanmanın hayata geçmesini maalesef beklemek mümkün değil” dedi. Malatya Baro Başkanı Onur Demez ise "Bölünüp çoğalan adliyeler savunma mesleği açısından durumu çekilmez hale getirmiş ve avukatlığı amacına uygun yapabilmeyi imkansız kılmıştır" diye konuştu.

Malatya Baro Başkanlığı, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremde ağır hasar alan ve yıkılan Malatya Adliye binasının yerine adliye hizmetlerinin yedi ayrı binada verilmesine tepki gösterdi. TÜİK binasının arkasında bulunan konteyner mahkeme salonlarının önünde toplanan avukatlar, 'bölünmüş adliye istemiyoruz' dövizleri açtı.

"SAVUNMALARIN ZABITLARA DAHİ GEÇMEDİĞİNE ŞAHİT OLMAKTAYIZ"

Malatya Baro Başkanı Avukat Onur Demez, yürüyüş öncesi yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"6 Şubat depreminde adliyemizin yıkılmasından sonra avukatların, yargı mensuplarının, adliye personellerinin ve en önemlisi vatandaşlarımızın hali hiç düşünülmeden adliye binalarına ilişkin özensiz kararlar alınmıştır. Adalete erişim hakkını fiili olarak kısıtlayan, adil yargılanma hakkına ve adalet arayışına ket vuran bu kararlarla birlikte yargısal işlemler ilimizde yedi ayrı ek binada hizmet vermektedir. Hakim ve savcı odaları, mahkeme kalemleri, duruşma salonlarına çevrilmiştir. Meslektaşlarımızın ayakta beklediği, dosyalarını dahi koyacak yer bulamadıkları bu salonlarda yapılan savunmaların, verilen beyanların bırakın hakim ve savcılara ulaşmasına, zabıtlara dahi geçmediğine maalesef şahit olmaktayız."

“TEK ÇATI OLSUN ÇADIRDAN OLSUN”

Adliye hizmetlerinin verildiği yerlerin yoğun trafik akışının olduğu bölgelerde bulunduğuna dikkat çeken Demez, "Avukatlar için adliyeye varmak can pazarına dönüşmektedir. Söz konusu noktalara ışık, kavşak ve üst geçit konulmalıdır. Alternatif çözüm yolları ivedi olarak ele alınmalı, merkezde kullanılmayan ya da verilen hizmete büyük gelen binaların adliyeye tahsisi sağlanmalıdır" dedi.  Demez, defalarca yaşadıkları sıkıntıları dile getirmelerine rağmen problemin çözülmediğini kaydederek, "Son dönemde bölünüp çoğalan adliyeler, savunma mesleği açısından durumu çekilmez hale getirmiş ve avukatlığı amacına uygun yapabilmeyi imkansız kılmıştır" ifadelerini kullandı. Adliyelerin tek bir binada toplanması taleplerinin karar verici ve uygulayıcılar tarafından görülmediğini, 21’inci yüzyıl Türkiye’sinde çoklu binalarda yargısal faaliyetlerin sürdürülüyor olması nedeniyle avukatların ve vatandaşların adliye adliye dolaşma çilesinin sona ermediğini ifade eden Demez, şunları söyledi:

"Avukatlar binalar arasında mekik dokuyarak görevlerini yerine getirebilmek için insanüstü bir çaba harcamaktadır. Bu durum zaman zaman duruşmaların kaçmasına, dosyaların müracaata kalmasına, zamanında alınmayan duruşmalar nedeniyle duruşma saatlerinin çakışmasına ve hak kayıplarına yol açmaktadır. Bu sistemde işlerin yürütülmesinde güçlüklerle karşılaşılması mümkün değildir. Adliye hizmetlerinin tek bir çatı altında toplanması için 'Yimpaş binası' dedik, 'olmaz' dediniz, 'Maliye binası' dedik, 'yer yok' dediniz. 'Yeşilyurt Belediyesi' dedik, vermediniz. 'Tek çatı olsun, çadırdan olsun' dedik, yapmadınız. Malatya’da ek binalar için değil tek bina için ne yaptınız?"

"ADLİYESİ KULLANILMAZ HALDE OLAN TEK İL MALATYA"

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan ise depremden etkilenen 11 il arasında merkezde adliyesi kullanılamaz hale gelen tek ilin Malatya olduğunu belirtti. Sağkan, şunları söyledi:

"Bu kadar ağır bir süreçte yargılama faaliyetlerinin tekrar başlamasıyla beraber Malatya Baromuz ilk günden itibaren hem mesleki bir sorun olan hem de yurttaşların adalete erişim sorunu olan adliye sorununa defalarca dikkat çekmiştir. Daha önceden de ihtiyaç bulunan yeni bir adliyenin inşaat süreci hızlı bir şekilde ilerletilirken, geçiş sürecinin de mağduriyete son verecek yöntemleri ilgili makamlara iletmiştir. Adalete erişim hakkı dediğimiz hak, bizlerin genelde kadınlar, çocuklar, yaşlılar ya da engelli dezavantajlı bireyler için kullandığımız bir kelimedir ancak bugün adalete erişim hakkı, Malatya’da avukatlar için mesleki bir sorun haline geldiği gibi tüm Malatyalıların temel adalete erişim hakkı sorununa dönüşmüştür. Bölünmüş adliye sorunu, sadece avukatın meslek bir sorunu değildir. Bölünmüş adliye sorunu en çok da yurttaşların, Malatyalıların adalete erişim sorunudur. Bu şartlarda adaletin tecellisini, adil bir yargılanmanın hayata geçmesini maalesef beklemek mümkün değil. Kışın ağırlaşacak hava şartlarına göre yurttaşlara ve avukatlara bu ortamın reva görülmesi kabul edilebilir bir durum değil, bunun çok ağır sonuçları olabilir. Yapım ihalesinin sonuçlandığını bildiğimiz yeni adliye sürecinin Malatya’nın kendine özgü durumu göz önüne alınarak ivedilikle inşaatının başlatılması ve Malatya’ya yakışan bir adliyenin hayata geçirilmesi için adımlar atılmalıdır. Bu geçiş sürecinde yedi ayrı bölüme ayrılan adliye sorununa geçicide olsa bir çözüm bulunarak Malatya’da hem avukatların hem de yurttaşların yaşadığı çileye son verilmelidir."

Konuşmaların ardından avukatlar, 'bölünmüş ve parçalanmış adliyeye son' pankartı ve 'yollarda ölmek istemiyoruz', 'bölünmüş adliye istemiyoruz' sloganlarıyla TÜİK binasında hizmet veren Hukuk Mahkemeleri Ek Hizmet Binasından Malatya Adliyesi Ceza Mahkemeleri Ek Hizmet Binasına kadar yürüdüler.