Müşteki avukatlarından Şeymanur Efendi, Ankara Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’ne bağlı Balistik Şube İnceleme Müdürlüğü tarafından silahlara ilişkin hazırlanan rapora ileşkin açıklamalarda bulundu. Efendi, şöyle konuştu:

''İddiaların aksine kullandığı silahı saklayan tek isim huzurda bulunan sanık Eray Özyacı’dır. Olay sonrasında teslim edilen silahlar ile olay anında Sinan Ateş’in yanında bulunan iki kişinin kullandığı silahlarla aynı olduğu kiriminal inceleme raporunda tespit edilmiştir.” dedi. Maktul Eray Özyağcı tarafından atılan silahla öldürülmüştür. Özellikle 2 yere isabet edilen kurşundan bahsetmek istiyorum. Sol bacağa isabet edilen kurşun atar damara isabet ederek öldürücü bir darbe olmuştur. Görüleceği üzere sanık maktulün ölümcül noktalarına ateş etmiştir. 5 kurşundan 4 kurşun maktulün ön kısmına isabet etmiştir ve bunların hepsi Eray Özyağcı tarafından atılmıştır. Öte yandan kafasından giren ve çenesinden çıkan kurşuna gelelim. Bu da maktul yere düşerken dahi ateş etmeye devam etmesinden kaynaklanmaktadır.”

"TOLGAHAN DEMİRBAŞ'IN BİLGİ VE BELGELERİ KİME GÖNDERDİĞİ BELLİDİR"

Müşteki avukatlarından Fatih Güneş,  şunları söyledi:

''16 aydır gizlilikle yürütülen bir soruşturmadan bahsediyoruz. Bir cinayetin neden işlendiğini ortaya koymayan bir iddianame var. Böyle bir iddianamenin kabulü de tarafımca mümkün değildir. Tolgahan Demirbaş’ın çevrede topladığı tüm bilgi ve belgeleri kime gönderdiği bellidir. Bu iddianameye dahil edilmeyecek bir husus mu? Parası karşılığında motorunu satan bir kişi 18 aydır tutuklu ancak dosyada ismi geçen diğer isimler hakkında bir işlem yok. Bu kabul edilemez bir durum. Bu işlenen suçun organize bir suç örgütü tarafından işlendiğine dair bir iddianame olması gerekirdi.

"İSİMLERİN AÇIĞA ÇIKMASINI İSTİYORUM"

Kimliklerin ve kurumların arkasına saklanarak suç işleyenlerin artık yargılanması gerekmektedir. Bu yüzden ayrılan dosyanın ne aşamada olduğunu, isimlerin açığa çıkmasını ve şu an yürümekte olan dava ile birleştirilmesini istiyorum. 18 ay üstüne duruşmaya çıktık. Bugüne kadar konuşulmayan, dile getirilmeyen konuların bu mahkemede değiştirildiğini gördük. Tam 11 kişi ifadesini değiştirdi. Doğukan Çep, Eray Özyağcı bunlardan bazıları. 18 aydır dile gelmeyen bir konu mahkemede dile geldi. Sanık hiçbir zaman adını vermek istemediği Mustafa Kemal adlı arkadaşının kendisini arabanın bağasında 588 km getirerek kaçırdığını beyan ediyor. Kim Mustafa Kemal? Gelsin. İstanbul iline eğlenmeye gittiklerini ifade eden sanıklar; sadece 2 saat Beşiktaş sahilinde gezmek için İstanbul’a gitmez. Burada devletin kurumlarını zan altında bırakacak ifadeler de verdiler.

"MAHKEMENİZİN ÖZELEŞTİRİ YAPMASINI BEYAN EDİYORUM"

Bu dosyanın bu şekilde kabul edilmesinin hatalı olduğunu tekrar dile getiriyorum. Sayın mahkemenizin de özeleştiri yapmasını beyan ediyorum. Bu iddianame geri gönderilmeliydi. Bu dosyadan artık siyasilerin elini çekmesi gerekiyor. Suçsuz insanların burada yargılanmasını istemiyoruz. Ayrılan dosyadaki kişilerin akıbetinin sorulmasını ve bu dosya ile birleştirilmesini istiyoruz.''

Müşteki avukatlarından Süleyman Kavak, “Şüpheli Burak Kılıç’ın ifadesi alınıyor ama iddianameye bakıyoruz böyle bir şüpheli yok. 17 kişi hakkında verilen ayrılma kararının kime

"DÖNEMİN AŞAYİŞ ŞUBE MÜDÜR YARDIMCISI DOSYADA TANIK OLARAK DİNLENSİN"

İYİ Parti İstanbul milletvekili Nimet Özdemir partisinden istifa etti İYİ Parti İstanbul milletvekili Nimet Özdemir partisinden istifa etti

Süleyman Kavak, Sinan Ateş soruşturmasında görev alan dönemin Asayiş Şube Müdür Yardımcısı Kerem Gökay Özay’ın 'Tolgahan Demirbaş’ı biz dönemin MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz’un evinde gözaltına aldık. Demirbaş’ın sokakta gözaltına alındığını anlatan yakalama tutanağı sahte'  diyerek yaptığı suç duyurusunu gündeme getirdi ve ''Söz konusu dönemin Asayiş Şube Müdür Yardımcısı’nın dosyada tanık olarak dinlenmesini de talep ediyoruz'' dedi.

Müşteki avukatlarından Ali Yücel “Ayrılma kararının verildiği dönemde dosyada görevli olan tek savcı Ahmet Altun’dur ama o güne kadar olayla ilgili hiçbir işlem yapmayan Mehmet Aykut Cihangir’in imzası vardır. Savcı Cihangir, bir günde dosyayı inceliyor ve iddianame yazıyor'' dedi.

DOĞUKAN ÇEP "DHKP-C'Lİ" DİYE BAĞIRDI

Katılma talepleri sorulduğu sırada "Cumhuriyet Savcısı'na da sorulması gerekir" şeklinde müşteki bölümünden seslenilmesi sonrasında Mahkeme Başkanı, "Müşteki tarafında bu sözü söyleyen kişinin kim olduğu görülemedi. Bu sırada CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal olduğu öğrenilen kişi 'herkesin bir görevi var' diyerek Mahkeme Başkanı'na sataştı. Sözü edilen kişinin mahkeme dışına çıkarılmasına karar verildi" dedi. 

Polislerin dışarıya çıkarmaya çalıştığı Mahmut Tanal, ''Siz kanunsuz talimat veriyorsunuz" dedi. Mahkeme Başkanı da bunun üzerine "Duruşmaya gelen herkes sıfatını dışarı bırakır, burada herkes hukukun üstünlüğüne inanacak" diye konuştu.

Tutuklu sanık Doğukan Çep ise Mahmut Tanal’a salonu terk ettiği sırada ''DHKP-C’li'' diyerek bağırdı. Tanal, daha sonra salonun dışına çıktı. Mahkeme Başkanı, yarın tanıkların dinleneceğini ve bunun için de ilgili kolluk birimlerine yazı yazılmasına karar verildiğini kaydetti.

Duruşma, yarın tanıkların dinlenilmesiyle devam edecek.

Kaynak: anka