banner25

banner24

TEPEBAŞI'NDA DOĞA İÇİNDE HEM YÜRÜYÜŞ HEM TEMİZLİK

Tepebaşı Belediyesi’nin etkinliğinde, Eskişehirli çevre dostları doğa içinde hem spor yaptı hem de çöpleri temizledi. Etkinliğe katılarak çevre temizliği yapan Belediye Başkanı Ahmet Ataç, “Dünya Çevre Günü 5 Haziran olsa da bizler 365 gün doğamıza sahip çıkmalıyız. Bu güzel tabiat hepimizin” dedi.

YURT 06.06.2021, 13:35
TEPEBAŞI'NDA DOĞA İÇİNDE HEM YÜRÜYÜŞ HEM TEMİZLİK

Tepebaşı Belediyesi’nin etkinliğinde, Eskişehirli çevre dostları doğa içinde hem spor yaptı hem de çöpleri temizledi. Etkinliğe katılarak çevre temizliği yapan Belediye Başkanı Ahmet Ataç, “Dünya Çevre Günü 5 Haziran olsa da bizler 365 gün doğamıza sahip çıkmalıyız. Bu güzel tabiat hepimizin” dedi.

Tepebaşı Belediyesi 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla özel bir etkinlik düzenledi.

Temizlik İşleri Müdürlüğü ve Spor İşleri Müdürlüğü’nün etkinliğinde, çok sayıda çevre dostu dernek üyesi Musaözü Mahallesi’nde bulunan mesire alanlarında çevreyi temizledi.  

Yürüyüş ya da koşu çevreyi temizleme etkinliği olarak bilinen plogging etkinliğine Çevre Koruma Derneği, Hayvanları Koruma Derneği, Eskişehir Toplum ve Sanat Derneği (ETOS), VELESBİD Bisiklet Derneği, Eskişehir Dağcılık Yürüyüş Aktivite Grubu üyeleri katıldı.

Etkinlik alanına Tepebaşı Belediyesi’nin çevre dostu elektrikli otobüsleri ile gelen katılımcılar, Başkan Ataç ile birlikte mesire alanında bulunan atıkları topladı.

"ÇEVRE BİR GÜNDE KORUNMAZ"

Çevre sorunları konusunda tüm toplumun daha sorumlu biçimde hareket etmesi gerektiğine dikkat çeken Başkan Ataç, şunları söyledi:

“Bir günde çevre korunmaz, bunu 365 gün takip etmek lazım. Bu konuda belediyemize halkımızın ciddi desteği var. Bakın şimdi buraya gelen piknikçilerin bıraktıkları çöpler bunlar. Pikniğe gelenler malzemesini getirirken nasıl itina ile taşıyor ama giderken çöplerini doğaya bırakıp gidiyor. Aynı itinayı çöpler için de gösterip, bir çöp kutusuna bırakmalıyız. Buraların korunması lazım.

Mesela şu an Türkiye’de deniz salyası, baş belası olarak gündemde. Çok ciddi bir sorun, küçümsenecek şekilde değil. Marmara Denizi bir çöplük gibi kullanıldı. Yazık değil mi? Marmara Denizi o kadar kıymetli ki dünyada eşi, enderi yok. Balık kalmadı, insanlar denize giremiyor. Bu vahşi balıkçılığa son verilmesi lazım. Bana kalırsa bir 2-3 sene balık avcılığının yasaklanması lazım. Kara avının da kontrol altına alınması lazım. Biz insan olarak doğanın kıymetini bilemiyoruz. Bunun nedenini herkes düşünsün, yukardakiler de düşünsün. Bunun sorumlusu sadece onlar değil. Dediğim gibi ben de varım sen de varsın herkes var.”

“BİR DAHA KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRAL YAPMAYA NİYET ETMESİNLER”

Eskişehir’e yapılmak istenen kömürlü termik santrale işaret eden Ataç, şöyle konuştu:

“Böyle hassas insanlar bu çöpleri 1 saat içinde bu torbalara topladılar. Ama yarın buraya piknikçiler gelip çevreyi yeniden kirletirlerse hiçbir anlamı kalmaz. Yanlış bir içgüdü var, ‘Ben atarım belediye toplar’ dememeliyiz. Türkiye güzel bir ülke ama yerin altı, ormanlar, dağlar her yer delik deşik edildi. Gerçekten yazıktır, hakikaten yazıktır. Alpu Ovası’na kömürlü termik santral yapılmak istendi. Eskişehirlinin mücadelesi ile yapılamaz hale geldi. Çevre Günü’nde bunu da söylemek istiyorum; bundan sonra da niyet etmesinler.” 

"DOĞAYI TEMİZ TUTALIM"

Etkinlikte çevre temizliği yapan doğa dostları da çevreye sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.

Nezahat Gürgan isimli vatandaş, “Türkiye bizim, bu vatan bizim lütfen hepimiz sahip çıkalım” derken, Nuray Güngör ise “Musaözü piknik alanında farkındalık yaratmak için çöp toplamaya geldik. Lütfen piknik alanlarımızı kirletmeyelim. Bir kağıt bardak, bir peçete dahi olsa çevreye atmayalım. Lütfen, yeşillik bizim, her yer bizim” dedi.

Ramazan Terzioğlu da kendi yazdığı, “Ey insanoğlu. Çevreyi doğayı sev ve koru. Yoksa hüsrandır yaşamın sonu” dizelerini okudu.

Süleyman Kömürcü isimli vatandaş ise “Doğamız çok kirli, suyumuz çok kirli. Plogging denen bu Avrupa’da, dünyada yeni gelişen sisteme Tepebaşı Belediyesi öncülük yaptı. Kendilerine teşekkür ederim. Lütfen nasıl geliyorsanız doğaya, aynı şekilde geri dönün” diye konuştu.

Fulya Ünal ise “Çevreye verilen zararlar vatana ihanettir, dünyaya ihanettir. Başka hiçbir şey denmez. Ben avukatım, yasal olarak bunu yapan insanların ciddi şekilde cezalandırılmasını istiyorum” dedi.

Yorumlar (0)