HABER: ROJDA DOLGUN
Aydın’ın Efeler ilçesine bağlı Kalfaköy Mahallesi’nde planlanan yeni jeotermal projesinin Ruhsatlı sahada yürütülmesi için Aydın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından “ÇED Olumlu” kararı verilmesi üzerine çevreciler, sürece itiraz ettiklerini duyurdu.
Kararın ardından sivil toplum kuruluşu temsilcisileri, avukat ve yurttaşlar Uğur Mumcu Parkı’nda bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.
“NEDEN SUSUYORSUNUZ?”
Basın açıklamasında konuşan Aydın Çevre ve Kültür Platformu (AYÇEP) Başkanı Mehmet Vergili, yıllardır kentte yaşanan çevresel sorunlara dikkat çektiklerini belirterek sert ifadeler kullandı. Aydın’daki hava ve çevre kirliliğinin halk sağlığı üzerindeki etkilerine vurgu yapan Vergili “Yıllardır anlattık, dilimizde tüy bitti.Aydın çevre kirliliğini bağlı ölüm oranlarından dolayı Türkiye’de birinci il. Erken ölüm kader olmaktan çıkmış, her gün bir yakınımızı kaybediyoruz. hastalıklarından. Hal böyleyken Adnan Menderes ünverstesinin dibine jeotermal tesis yapılmak isteniyor. Adnan Menderes Üniversitesi yetkililerine soruyoruz. Neden susuyorsunuz? Bütün bilimsel raporlar araştırmalar gerçekler elinizde olmasını rağmen jeotermallere karşı neden ses çıkamıyorsunuz?” dedi.

“ÇED KARARI VERİLMEYEN TEK YER ADÜ KALMIŞTI”
Davayı takip eden avukat Akın Yakan da konuşmasında, kent genelinde benzer projeler için çok sayıda “ÇED Olumlu” kararı verildiğini ifade etti. Daha önce sağlık ocağı, tarım alanı ve yerleşim yerlerinin yakınlarında benzer uygulamaların görüldüğünü dile getiren Yakan, şimdi ise üniversite çevresinin hedef haline geldiğini savundu.
Yakan, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nin süreçte doğrudan tavır almak yerine değerlendirmeyi diğer kurumların görüşlerine bıraktığını belirterek bu yaklaşımı eleştirdi. Çevre hukukuna ilişkin süreçlerin yalnızca teknik bir prosedür olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Yakan, kamu sağlığının öncelikli olması gerektiğini söyledi.
BARODAN HUKUKİ DESTEK MESAJI
Aydın Baro Başkanı Utku Devrim Barış Arslan ise dava sürecinde çevrecilerin yanında olacaklarını açıkladı. Kentte yaşayan yurttaşların sağlık hakkının korunmasının temel öncelik olduğunu vurgulayan Arslan, özellikle üniversite öğrencilerinin risk altında bırakılmaması gerektiğini belirtti.
Üniversite çevresinde eğitim gören gençlerin aileleri tarafından kente emanet edildiğini söyleyen Arslan, bu nedenle projeye ilişkin tüm süreçlerin şeffaf yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Baro olarak hukuki mücadeleye destek vereceklerini ifade eden Arslan, Aydın’ın doğal kaynaklarının ve yaşam alanlarının korunması gerektiğini dile getirdi.
Çevre örgütleri ve bölge sakinleri, verilen ÇED Olumlu kararının iptali için yargıya başvurduklarını açıkladı. Sürecin yalnızca bir çevre mücadelesi olmadığını savunan katılımcılar, konunun doğrudan halk sağlığı ve yaşam hakkıyla ilgili olduğuna dikkat çekti.




