Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Genel Kurulu'nda bütçe görüşmelerinde; “Enflasyonu düşürmeden Türkiye'de sürdürülebilir yüksek büyümeyi ve kalıcı refahı sağlayamayız. Kararlıyız, enflasyonu kalıcı olarak düşüreceğiz, bu programımızın en öncelikli hedefidir. Bu amaçla başlatılan parasal sıkılaştırma süreci devam ediyor. Seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma adımlarıyla parasal sıkılaştırmayı destekliyoruz. Ağustos ayından itibaren aylık enflasyon düşüş trendine girmiştir. Çekirdek enflasyondaki düşüş çok daha belirgindir” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ile Sayıştay raporlarının görüşmeleri devam ediyor. Genel Kurul'da bugün Hazine ve Maliye Bakanlığı, ile bağlı kuruluşların bütçe üzerinde milletvekillerinin konuşmalarının tamamlanmasının ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek konuştu. Şimşek şunları dile getirdi:

"2008 öncesinde büyümenin yaklaşık 1,5 katı hızla büyüyen küresel ticaret son dönemde büyüme oranının da altına gerilemiştir. ABD ve Çin arasındaki jeostratejilk rekabetin giderek sertleştiği ve küresel ticarette parçalanmaların olduğu bir süreçteyiz. Düşük verimlilik ve zayıf küresel talep sürdürülebilir yüksek büyümenin önünde diğer bir engeldir. Önümüzdeki 5 yıla ilişkin tahminlere baktığımız zaman küresel büyümenin yüzde 3.1 olacağı tahmin ediliyor. Bu da yakın veya uzun dönem ortalamalarının oldukça altındadır. Büyümenin düşük seyrettiği, faizlerin göreceli olarak yüksek olduğu bir dönemde küresel borç önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaşlanan nüfus küresel büyüme ve verimlilik üzerine olumsuz etkileri olacaktır.

"YÜKSEK BÜYÜMEYİ VE KALICI REFAHI SAĞLAYAMAYIZ"

Salgınla birlikte artan küresel enflasyon düşüş eğilimine girmiştir. Enflasyonla mücadele nedeniyle sıkılaşan finansal koşullar, gevşemeye başlamıştır. Özelikle önümüzdeki yılın ikinci yarısında sonra da küresel faiz indirimlerinin başlanması bekleniyor. Bu bizim programımız açısından da olumludur. Az önce değindiğim küresel zorlukları Türkiye için bir fırsata döndürme çabası içindeyiz, bunun için öngörülebilirliği artırıyoruz, en büyük önceliğimiz fiyat istikrarıdır. Bu nedenle Orta Vadeli Program'ın ana hedefi enflasyonda kalıcı düşüşü sağlamaktır. Enflasyonu düşürmeden Türkiye'de sürdürülebilir yüksek büyümeyi ve kalıcı refahı sağlayamayız.

"BU PROGRAMIMIZIN EN ÖNCELİKLİ HEDEFİDİR"

Büyümede dengelenme yani iç talebin daha ılımlı dış talebin olumlu katkı verdiği cari açıkta iyileşme, mali disiplinin yeniden tesisi, rezerv birikimi ve Kur Korumalı Mevduat hesaplarından çıkış, programın diğer öncelikli hedefleridir. Bu hedeflere ulaşmak için Haziran ayından bu yana önemli adımlar attık. Bütün bunlar makrofinansal riskleri azaltmıştır.

Kararlıyız, enflasyonu kalıcı olarak düşüreceğiz, bu programımızın en öncelikli hedefidir. Bu amaçla başlatılan parasal sıkılaştırma süreci devam ediyor. Seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma adımlarıyla parasal sıkılaştırmayı destekliyoruz. Ağustos ayından itibaren aylık enflasyon bir düşüş trendine girmiştir. Çekirdek enflasyondaki düşüş çok daha belirgindir. 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentilerine bakarsanız son iki ayda 5 puan gerilemiş ve hedeflerimize yakınsamıştır. Yıllık enflasyon düşüşü 2024'ün ikinci yarısında kendisini gösterecektir.

"TOPLAM İSTİHDAM YIL SONUNA GÖRE 812 BİN KİŞİ ARTMIŞ"

Bu sene büyümenin yüzde 4.4 olması bekleniyor, size düşük gibi gelebilir ama dünya ortalamasının 1,5 katı civarında bir büyümeden bahsediyoruz. Gelişmiş ülkelerinde de 3 katı hızlı büyüyoruz. Gelişmiş ülkelerle bu anlamda farkı kapatmaya devam ediyoruz. Rakamlara baktığımız zaman istihdam artmış işsizlik tek haneye düşmüştür. 2023 Ekim itibarıyla, toplam istihdam yıl sonuna göre 812 bin kişi artmış yani 32 milyon istihdam söz konusu. Program döneminde ülkemizin dış tasarrufa bağımlılığını azaltmayı hedefliyoruz. Bu sebeple üçüncü önemli hedefimiz cari açığı kalıcı bir şekilde aşağı çekmektir. Enflasyonu düşürmek için attığımız adımlar; güçlü hizmet ihracatı, altın ithalatındaki normalleşme ve enerjide dışa bağımlılığın orta vadede azalmasıyla birlikte cari dengede iyileşme devam edecektir.

"ÜRETİM VE İHRACAT EN BÜYÜK ÖNCELİĞİMİZDİR"

AB ile Gümrük Birliği'ni modernleştirmesini çok önemsiyoruz. Son açıklama raporla buna yeşil ışık yakılmış gibi. Hizmet ihracatının önümüzdeki 5 yılda iki katına çıkması için bakanlık olarak güçlü destek vermeye devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın her zaman vurguladığı gibi yatırım, istihdam, üretim ve ihracat en büyük önceliğimizdir. Özellikle yüksek teknolojili ve stratejik sektörleri desteklemek için yatırm taahhütlü avans kredisi uygulama çerçevesini yeniden yapılandırıyoruz. Bu krediler herkese açık, şeffaf, 2 yıl ana para ödemesiz 10 yıl vadeli olacaktır. Önümüzdeki 3 yılda 284 yüksek teknoloji ürününün ülkemizde üretilmesi için 300 milyar liralık kredi imkanı sağlanıyor. Bu son 1 kez Merkez Bankası tarafında yapılacak, bunu daha sonraki dönemde bütçeyi iyileştirdiğimizde bütçenin içine alacağız. İddialarınızın aksine neoliberal bir yaklaşım içerisinde değiliz.

"1 TRİLYON 28 MİLYAR LİRAYI DEPREM YARALARINI SARMASI İÇİN HARCAYACAĞIZ"

Depremden etkilenen işletmelerime yönelik toplam 16 adet destek programını uygulamaya koyduk. Bu kapsamda 92 bin kredi işlemi oldu 172 milyar lira hazine kefaletinde kredi verildi. Harcamalarda bir miktar katılık var o eleştiriyi kabul ediyorum ama önümüzdeki dönemde her şeye rağmen 1 lira dahi olsa tasarruf için çabalarımızı devam ettireceğiz. Deprem bölgesini ayağa kaldırılması ve depremzede vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanması için tüm imkanlarımızı seferber ettik. Son 20 yılda yaşanan depremler nedeniyle oluşan hasarların giderilmesi için yaptığımız harcamalar o bağlamda topladığımız vergilerin 1.6 katıdır. Yenileme ve güçlendirme çalışmalarını da ekleyecek olursak yaptığımız harcamalar topladığımız vergi gelirinin tam 8 katıdır. Temmuz ayında deprem yaralarını sarmak için aldığımız tedbirlerin toplam vergi geliri karşılığı 404 milyar liradır ama 2023 bütçesinden deprem için harcayacağımız para 762 milyar liradır. Önümüzdeki yıl 1 trilyon 28 milyar lirayı deprem yaralarını sarması için harcayacağız.

"DAHA İSTİKRALI BİR GÖRÜNÜM SERGİLEMEKTEDİR"

Son dönemde Türkiye'nin borçlanma maliyeti diğer gelişmekte olan ülkelere göre çok hızlı düşmüştür. Kur oynaklığı azalmıştır, Mayıs ayında yüzde 57'yi gören bir aylık opsiyonların ima ettiği kur oynaklığı aralık ayında yüzde 8'e düşmüştür. Türk lirası gelişmekte olan ülke para birimlerine göre daha istikralı bir görünüm sergilemektedir. Önümüzdeki dönemde inanıyorum ki yatırımcı ilgisi daha da artacak, piyasada arzuladığımızdan çok daha fazla Türkiye'ye kaynak akışı var, Türkiye'nin o anlamda bir kaynak ihtiyacı yoktur.

"DOĞALGAZDA YÜZDE 68, ELEKTRİKTE YÜZDE 55 SÜBVANSİYON VAR"

Çiftçilerimizi, esnafımızı, sanatkarımızı, çalışanlarımızı kayırıyoruz. Vatandaşlarımızın elektrik ve doğalgaz fiyat artışından korunması için ihtiyaç sahibi ailelerimizin kömür ihtiyaçlarının karşılanması için tarımda üreticiler ve tüketiciler için makul fiyat oluşumu için çok ciddi destekler veriyoruz. 2023 Kasım sonu itibarıyla vatandaşlarımızın hanelerde kullandığı doğal gazda yüzde 68, elektrikte yüzde 55 sübvansiyon var. Tarımsal ürünleri lisanslı depoculuk faaliyetlerine sağlanan vergisel destekler, küçük ölçekli çiftçilerime sağladığımız destekler kapsamında 2024 yılında tam 136 milyar lira vergiden vazgeçiyoruz, vergi harcaması var, kime var çiftçimize var. 2024 yılında tarım sektörüne doğrudan ve dolaylı 520 milyar lira destek vereceğiz. Bu milli gelirin yüzde 1.3'üne tekabül ediyor.

"ÇALIŞANLARIMIZI, EMEKLİLERİMİZİ, MEMURLARIMIZI ENFLASYONA EZDİRMEDİK"

2023 yılında çalışanlarımızın ve emeklilerimizin aylık ve ücretlerinde enflasyonun çok üzerinde artışlar yaparak alım güçlerini destekledik. 2023 yılı enflasyon gerçekleşme tahmini yaklaşık yüzde 65. En düşük memur maaşı yüzde 142 arttı, ortalama memur maaşı yüzde 129 arttı, asgari ücret yüzde 107'nin üzerinde arttı, en düşük emekli aylığı yüzde 114 arttı. Son 21 yıldır çalışanlarımızı, emeklilerimizi, memurlarımızı enflasyona ezdirmedik. Ekonomimiz büyüdükçe daha adil bir şekilde paylaşacağız.

"KAYIT DIŞI FAALİYET GÖSTERENLERİN ÜZERİNE GİDECEĞİZ"

Borcun döviz kurlarındaki dalgalanmalara karşı duyarlılığını azaltmak için borçlanmayı ağırlıklı olarak TL cinsinden yapacağız. Borcun refinansman riskini azaltmak için vadesine 1 yıldan az kalmış senetlerin payını belli bir sevide tutacağız yani vadeyi uzatmaya devam edeceğiz. İddia edildiği gibi faiz harcamalarının milli gelire oranı kontrolden çıkmış değil. Biz sadece borçla değil, açığımızı kalıcı, sağlıklı vergi gelirleriyle finanse etmek zorundayız, harcamaları kontrol altına almak zorundayız. 2024 yılı içinde iç borç çevirme oranı yüzde 136,5 olacak bunlar yüksek rakamlar onun için vergi tabanını büyüteceğiz. Benim kastım şu; vergi vermeyenler, kayıt dışı faaliyet gösterenlerin üzerine gideceğiz yoksa biz asgari ücrete kadar vergi almıyoruz.

"595 MİLYAR LİRA VERGİDEN VAZGEÇMİŞİZ"

2023 yılında proje ve program finansmanı amacıyla Türkiye 7.9 milyar dolar dış finansman buldu. Sadece Dünya Bankası'ndan yakın dönemde 3,5 milyar dolar kaynak sağladık. 2024 yılında küresel finansal koşullar çok daha elverişli olacak. Vergi mevzuatımızda reform ihtiyacı açıktır bu konuda da yoğun bir çalışma içerisinde olacağız. Etkin, basit ve daha adil bir vergi sistemi oluşturmak için çalışacağız. Doğrudan vergilerin payını artıracağız. Asgari ücrete kadar ücretleri vergi dışı tuttuğumuz için, vergide adaleti sağlamak için 595 milyar lira vergiden vazgeçmişiz, bu bir vergi harcamasıdır ama doğru bir harcamadır. Ülkemizde bulunan Suriyeliler veya başka bir ülke uyruklularına yönelik özel bir vergi istisnası yoktur. Suriyeliler vergi vermek zorunda ve veriyor.

"KARA PARANIN AKLANMASI İLE MÜCADELEYİ KARARLILIKLA YÜRÜTÜYORUZ"

2023 yılında bütün kurumlar vergisinin yüzde 24'ü tek başına bankalardan tahsil edildi. Bankalar bu sene enflasyon muhasebesinden yaralanmayacak ve ilave 70 milyar lira vergi verecek. Kara paranın aklanması ve terörizmin finansmanı ile mücadeleyi kararlılıkla yürütüyoruz. 2023 yılında 4 bin 624 dosya kapsamında 14 bin 525 kişi hakkında rapor ve bilgi hazırlanarak bunları paylaştık, kara parayla mafyayla mücadele ediyoruz."

Açlık ve yoksulluk sınırı korkutan seviyeye ulaştı Açlık ve yoksulluk sınırı korkutan seviyeye ulaştı

Kaynak: