HABER: TUĞBA AYDIN
Kipaş Holding’e bağlı Batı Kipaş şirketi, geçtiğimiz günlerde Söke’nin Sofular Mahallesi’ndeki fıstık çamlığı alanda “kül düzenli depolama tesisi” kurmak için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na başvurmuş, bölge halkı ise projeye karşı çıkmıştı. Orman ve önemli doğa alanı olarak tanımlanan bölgede planlanan proje ile kağıt fabrikası ve enerji santralinden çıkan günlük yüzlerce ton külün depolanması beklenirken, projeye itirazlar da gelmeye devam ediyor.
"SÖKE OVASI'NA ZEHİR SAÇILIYOR"
Arkeolog ve çevre savunucusu Selahattin Aydın, projenin planlandığı alana giderek uygulanması halinde yaşanacak sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Söke’nin büyük bir felaketin eşiğinde olduğunu ifade eden Aydın, “Söke halihazırda çimento fabrikası, kağıt fabrikası ve OSB ile birlikte korkunç bir zehir saçarken aynı zamanda çıkarttığı o zehir şimdi de Latmos (Beşparmak) Dağları’nı tehdit etmekte. Kül, su varlıklarını yok edecek, yağmurla birlikte akıp giden o kül dereleri dolduracak. Bu bölge komple felakete uğrayacak.” dedi.

“20’YE YAKIN KÖYÜ ETKİLEYECEK”
Projenin uygulanacağı alanda 20’ye yakın köy bulunduğunu belirten Aydın, “Külün zerrecikleri tüm bölgeye yayılacak. Ormanın ekosistemini, faunasını, florasını, ağaçların döllenmesini, buradaki tüm yaşamı engelleyecek. Projenin planlandığı alan fıstık çamlarının ortasında ve zeytinliklerin yakınlarında. 20’ye yakın köyün bulunduğu alana zehirli külü depo etmek istiyorlar ve bu kül günde 384 ton olarak bu alana dökülmek isteniyor.” ifadelerini kullandı.
“SU VARLIKLARINI YOK EDECEK”
Aydın genelinde bu yıl etkili olan kuraklığa da dikkat çeken Aydın, kül depolama alanının kuraklık sorununu derinleştireceğini vurguladı. Aydın, “Yağmurla birlikte akıp giden o kül, dereleri dolduracak, bu bölge komple felakete uğrayacak. Bu alana bırakın külün dökülmesi bu projenin konuşulması bile hainliktir. Söke’deki kağıt fabrikası korkunç su harcayan bir fabrika. Söke Ovası’ndaki çiftçilere bu sene ‘üretiminizi dikkatli yapın’ denilerek su verilemeyeceği söylendi ama aynı zamanda bu kağıt fabrikası bütün bölgenin yeraltı su varlıklarını yok etmekte. Zaten bunun yanında Büyük Menderes Nehri kimyasal atıklarla zehre bulanmakta ve kuraklık tehdidi ile karşı karşıya kalmaktadır. Yerel dinamikler bu projeye karşı çıkıyorlar. Çünkü çok büyük bir yıkım bu proje.” diye konuştu.

“600 MİLYON YILLIK BİR JEOLOJİYE SAHİP”
Latmos’ta halihazırda devam eden bir tahribat süreci olduğunu sözlerine ekleyen Aydın, “Latmos Dağları feldspat ve kuvars madenleriyle yok ediliyor. Burası 600 milyon yıllık jeolojisi, 8 bin yıldır devam eden kültür yaratımı ve doğası bütünlüklü olarak korunması gereken bir nokta. Bu özel bölge bir avuç sermayedar için yok edilmek isteniyor.” dedi.





