EGEDESONSÖZ'ün haberine göre Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Latmos sınırlarındaki bir bölgeyi daha arkeolojik SİT olarak tescilledi. 

Söke Serçin Mahallesi sınırlarındaki bir bölge "Kilim Mevkii Arkeolojik Yerleşimi ve Kutsal Alanı I. Derece Arkeolojik Sit" ilan edildi. Koruma kararı ilan edilen bölgede sapel kalıntısı, Meryem Ana tasvirinden oluşan freskler ile mimari yapılara ait işlenmiş mermer bloklar ve demirci işliği ve pişmiş toprak seramik yayılımından oluşan Bizans dönemine ait yerleşim yerleri kalıntıları bulundu. 

Karar tapuya şerh olarak düşecek ve bölgenin koruma amaçlı imar planları hazırlanacak. 

Kurul kararı şu şekilde:

Yapılan görüşmeler sonucunda; Latmos dahilindeki tespit ve tescil çalışması programı kapsamında Aydın İli, Söke İlçesi, Serçin Mahallesi, Kilim Mevkiindeki Tabiat Parkı ve İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 20.12.1989 tarih ve 1055 sayılı kararıyla tescilli I. ve III. Derece Doğal Sit sınırları içerisinde kalan alanda, tapunun 104 ada, 55 parsel numarasında kayıtlı taşınmazın bir bölümü ile tapulama harici alanda tespit edilerek Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü Uzmanlarınca I. Derece Arkeolojik Sit olarak önerilen ve içerisinde kaya sığınağındaki kaya yüzeyinde geometrik kompozisyonlu ve sapel kalıntısına ait duvar yüzeyinde Meryem Ana tasvirinden oluşan freskler ile mimari yapılara ait işlenmiş mermer bloklar ve demirci işliği ve pişmiş toprak seramik yayılımından oluşan Bizans dönemine (M.S.11.- 12.yy) ait arkeolojik yerleşim ve kutsal alanın olduğu sahanın, 2863 sayılı Kanununa bağlı yürürlüğe giren "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkındaki Yönetmelik" gereğince I. Derece Arkeolojik Sit potansiyeline haiz olduğu anlaşıldığından alanın "Kilim Mevkii Arkeolojik Yerleşimi ve Kutsal Alanı I. Derece Arkeolojik Sit" alanı olarak tesciline, sit fişinin uygun olduğuna, I. Derece Arkeolojik Sit sınırının kararımız eki 1/6000 ölçekli haritada işaretlendiği şekliyle belirlenmesine;

Kula'daki Jeoparkın yakınına jeotermal projesine çevrecilerden tepki Kula'daki Jeoparkın yakınına jeotermal projesine çevrecilerden tepki

'BÜYÜK BİR KISMI TAHRİP OLMUŞ'
Aynı bölgede önceki yıllarda çalışmalar yapan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hatice Özyurt Özcan "Eğri Dere Kayası ve Kilisesi, Bafa gölünün kuzeyinde, Söke sınırları içinde Eğri Dere olarak anılan mevkide, içi oyuk kayalardan oluşan tepelik bir alandaki büyük bir kaya kütlesinin dış yüzünde, kütlenin formuna uydurularak geniş bir yüzeyi kaplayacak şekilde yapılmış duvar resimleri bulunmaktadır. Aynı alandaki ikinci resimli yüzey, kaya kütlesinin kuzeyinde, büyük bir kısmı bitki dokusu ve molozlar altında kalmış, mimari plastik malzemeleri etrafa dağılmış durumdaki bir kilise kalıntısının kuzey duvarıdır. Eğri Dere kayasında ve kilisesinde yer alan geometrik motifler ve bunların alt kısımlarında yer alan figüratif ve konulu tasvirlerin büyük bir kısmı tahrip olmuş ve yıpranmıştır. Bu sebeple sahneleri tanımlamak oldukça zordur. Ancak bu sahnelerde kısmen korunmuş ikonografik veriler ışığında kaya kütlesinde, madalyon içindeki figürün Pantokrator İsa’dır. Bu resmin devamında yer alan sahne Anastasis’dir. Resimler M.S. 7-8 yüzyıl arasına tarihlenmektedir. Kaya kütlesi önündeki kilisede ise Lazarus’un Dirilişi sahnesi resmedilmiştir. Bu sahnenin de aynı tarihlerde yapıldığı düşünülmektedir. Kiliseye ait mimari plastik eserlerde bu tarihleri destekler özelliklerdir. “ dedi.
W E D W E F W E F W E F F
EKODOSD BAŞKANI SÜRÜCÜ:  DAHA NİCE ESERLER VAR
EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü ise "8 bin yıllık kaya resimlerinin yanında, hiçbir kazı çalışması yapılmadan bile görülebilen Bizans Dönemi’ne ait yüzlerce eserin bulunduğu Latmos Dağları’nın gökten yağmış gibi duran kayalıkları içinde keşfedilmeyi bekleyen daha nice eserlerin var olduğunu tahmin ediyoruz. Bu keşiflerin yapılması ve eserlerin meydana çıkarılması için onlarca yıla, uzun bir zamana ihtiyaç vardır. Ancak pıtrak gibi çoğalan maden ocakları adeta bu eserlerin üstünü kapatacak şekilde büyük bir hız ve hırsla faaliyetlerini sürdürmektedir. Aydın ve Muğla illerinin ve ülkemizin gelecekteki en önemli doğal ve kültürel alanlarından biri olarak Türkiye’nin tanıtılmasında büyük katkısı olacak Latmos Dağları’nın bütüncül olarak korunması için her kuruma ve her bireye önemli görev düşmektedir." ifadelerini kullandı.

ZEUS'UN EVİ LATMOS
Aydın ve Muğla sınırları içinde yer alan Latmos (Beşparmak) Dağı, Neolitik dönemden Osmanlılara kadar izler taşıyor. Yakın zamandaki önemli prehistorik keşiflerden kabul edilen kaya resimlerinin milattan önce 6 bin yıllarına ait olduğu tespit edildi.

Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu 2012'de dokuz kaya resmi ve kutsal alandan oluşan korunması gerekli kültür varlığını tescil ederek beş ayrı bölgeyi I. Derece Arkeolojik Sit ilan etti. Latmos, Neolitik dönemde yağmur ve hava tanrısının, Yunan mitolojisinde ise gök tanrısı Zeus'un evi olarak kabul ediliyor. Bizans döneminde yöre yağmur duası merkezi olan Latmos'a manastır yapılmış. Arkeolojik ve tarihi özellikleri bulunan Latmos, maden şirketlerinin tehdidi altında.

Editör: Tuğba Aydın