HABER: ROJDA DOLGUN
Manisa’nın Soma ilçesinde İmbat Madencilik bünyesindeki maden ocağında meydana gelen ve 5 işçinin yaşamını yitirdiği göçük, Aydın’da gerçekleştirilen basın açıklamasında gündeme getirildi. Emek Partisi Aydın İl Sekreteri Nejla Alikoç, Aydın Kent Meydanı’nda yaptığı açıklamada, madencilik sektöründeki çalışma koşullarına ve iş güvenliği uygulamalarına tepki gösterdi.
Soma’da yaşanan facianın yalnızca bir maden kazası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Nejla Alikoç, “Manisa'nın Soma ilçesinde 1 Ekim'de İmbat Madencilik'e ait maden ocağında göçük meydana gelmiş, göçük altında kalan 7 işçiden 5'i hayatını kaybetmişti. Özelleştirmelerle üretimin özel sektörün inisiyatifine bırakılmaması gerektiğinin en açık örneği olan Soma'da santralleri ve madenleri kapsayan peşkeş düzeni; patronların kârı tehlikeye girince üretimi durma noktasına getirdiğini göstermişti. 2025 yılı Temmuz ayından beri Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), 21 milyar lira borç nedeniyle 2015'te Konya Şeker'e satılan Soma Termik Santrali AŞ'ye kömür vermeyi durdurdu. Soma Termik Santrali bugün Türkiye Kömür İşletmelerine (TKİ) olan borcunu yapılandıramadığı gerekçesiyle mahkemeye başvurarak iflasını istedi. Santrale kömür satan bölgedeki birçok maden ise bu durumdan etkilendiğini söyleyerek madene yatırım yapmıyor, işçi atıyor ya da işçilerine düşük ücret dayatıyor” dedi.

“İLK 500 ŞİRKET ARASINDA AMA TEK KURUŞ VERGİ VERMEDİ”
Madenciliğin ağır ve tehlikeli bir iş kolu olduğunun altını çizen Alikoç, şu ifadeleri kullandı:
“İmbat Madencilik, 301 işçinin hayatını kaybettiği 13 Mayıs 2014 Soma Katliamı'nın yaşandığı ocağa yakın mesafede faaliyet gösteriyor. İmbat Madencilik daha önce de sık sık iş cinayetleri ile gündeme geldi: Eylül 2014'te Metin Keskin, vagonla direk arasına sıkışarak yaşamını yitirdi. 6 Ocak 2017'de İsmail Kahraman, gece vardiyasında kepçe altında ezilerek yaşamını yitirdi. Nisan 2020'de İmbat Madencilik'e ait ocakta meydana gelen iş kazasında 3 işçi hayatını kaybetti, 1 işçi yaralı kurtarıldı. Şirket, iş cinayetinin bakım onarım çalışmaları sırasında yaşandığını açıkladı. 29 Ağustos 2019'da maden işçisi Selahattin Göktepe de ana desenderede bant temizlerken tambura sıkışması sonucu iş cinayetinde yaşamını yitirmişti. Ekim 2022'de Durmuş Şahan, kömür sahasında döküm yapan kepçenin altında kalarak hayatını kaybetti.
İşçiler alınmayan önlemler yüzünden hayatlarını kaybederken; İmbat Madencilik 2023 yılında Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşu listesinde 416'ncı sırada, 2024 yılında 408'inci sırada, 2025 yılında ise 498'inci sırada yer aldı. Geçtiğimiz yıl 6,1 milyar TL'lik net satışla Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşu arasında 498'inci sırada yer alan İmbat Madencilik, İSO (İstanbul Sanayi Odası) 500 verilerine göre geçtiğimiz yıl yaklaşık 1,5 milyar TL faiz, vergi ve amortisman öncesi zarar (FAVÖK) açıkladı. Ancak 2024'te 6 milyar liralık üretimden net satış yapan şirket, 649 milyon TL büyüklüğünde FAVÖK (faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr) elde etmesine rağmen tek kuruş kurumlar vergisi vermedi. İmbat Madencilik'te göçükte yaşamını yitiren işçilerin ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek, iş cinayetleriyle ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı. Daha 24 saat geçer geçmez Zonguldak'ın Kilimli ilçesi Gelik beldesinde; 15 gün önce patlayıcı madde ile imha edilip mühürlenmiş kaçak ocakta çalışan Muhammed Çelik hayatını kaybetti.”

“MADENLERDE ÖLÜMÜN KADER OLMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”
İş güvenliği önlemlerinin eksiksiz uygulanması, bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısı yapan Alikoç şu değerlendirmelerde bulundu:
“Madencilik ağır ve tehlikeli bir iş koludur. Ancak ‘madencilikte ölüm olur’ anlayışı kabul edilemez. İşçinin hayatı; üretim hedeflerinden, kâr, maliyet ve verimlilik hesaplarından daha değerlidir. İş güvenliği önlemleri eksiksiz uygulanmalı, bağımsız ve etkin denetim mekanizmaları işletilmeli, işçilerin çalışma koşulları ve güvenlik konusundaki söz ve karar hakkı güçlendirilmelidir. Yaşanan her iş cinayetinin ardından ‘gerekli inceleme başlatıldı, yapılıyor’ denilmesi yetmez. Sorumlular açığa çıkarılmalı, ihmali bulunan herkes hesap vermeli ve aynı acıların yeniden yaşanmaması için somut önlemler alınmalıdır. Biz biliyoruz: İş cinayetleri kader değildir! Önlenebilir ölümlerin sorumluları vardır. Madenlerde ölüm değil, güvenli çalışma istiyoruz! İş cinayetleri son bulsun istiyoruz! Yaşamak ve çalışmak istiyoruz! Sorumlular hesap versin!”





