banner25

banner24

"GÜBRE VURGUNU" İDDİASI TBMM GÜNDEMİNDE; CHP'Lİ BARUT MECLİS ARAŞTIRMASI AÇILMASINI İSTEDİ

CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, DNA markör, barkod ve karekod uygulaması şeklinde ortaya çıkan Gübre Takip Sistemi'nde (GTS) tek bir firmaya yüz milyonlarca lira kıyak çekildiğini öne sürerek, Meclis Başkanlığı’na araştırma önergesi verdi. CHP’li Barut, "Ülkemizde tarımsal amaçlı piyasaya arz edilen gübrelerin izlenmesine yönelik tebliğin uygulanmasında ve Gübre Takip Sistemi ile ilgili karekod uygulaması hakkında tarımın en önemli paydaşları olan gübre sektöründe yaşanan kaosun, adaletsizliğin önlenmesi, neden tek bir firma üzerinden bu uygulamanın yapıldığının araştırılması gerekiyor" dedi.

GÜNDEM 06.04.2021, 12:27 06.04.2021, 13:13
"GÜBRE VURGUNU" İDDİASI TBMM GÜNDEMİNDE; CHP'Lİ BARUT MECLİS ARAŞTIRMASI AÇILMASINI İSTEDİ

CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, DNA markör, barkod ve karekod uygulaması şeklinde ortaya çıkan Gübre Takip Sistemi'nde (GTS) tek bir firmaya yüz milyonlarca lira kıyak çekildiğini öne sürerek, Meclis Başkanlığı’na araştırma önergesi verdi. CHP’li Barut, "Ülkemizde tarımsal amaçlı piyasaya arz edilen gübrelerin izlenmesine yönelik tebliğin uygulanmasında ve Gübre Takip Sistemi ile ilgili karekod uygulaması hakkında tarımın en önemli paydaşları olan gübre sektöründe yaşanan kaosun, adaletsizliğin önlenmesi, neden tek bir firma üzerinden bu uygulamanın yapıldığının araştırılması gerekiyor" dedi.

GTS’DE BÜYÜK KRİZ YAŞANIYOR

GTS'nin el yapımı patlayıcı yapımında kullanılan ürünlerin takibi için güvenlik birimlerinin isteği üzerine kurulduğunu hatırlatan Ayhan Barut, yönetmeliğin tüm gübreleri kapsayacak şekilde çıkmasının önemli sorunlara yol açtığına dikkat çekerek şunları söyledi:

"Bakanlık, güvenlik birimleri, sektör temsilcileri ve konuyla ilgili sivil toplum kuruluşu yetkililerinin de katılımıyla yapılan toplantılarda GTS'de temel amacın el yapımı patlayıcıların takibi olduğu belirtilmiştir. Fakat gübrelerin takibi ile ilgili tebliğ el yapımı patlayıcı yapımında kullanılmayan, yani tüm ürünleri kapsayacak şekilde çıkmıştır. 6 Nisan 2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan tebliğ, tarımın en önemli paydaşlarından  olan gübre sektörünü kaosa sürüklemekte, çözümü uzun zaman alacak sorunlar oluşturmaktadır. Tebliğin çıkış noktası el yapımı patlayıcı yapımında kullanılan nitrat bazlı gübrelerin takip edilmesi olmasına rağmen yönetmelik tüm gübreleri kapsayacak çıktığı için büyük bir kriz yaşanıyor."

"TEK BİR FİRMA ZENGİN EDİLDİ"

Türkiye'de yıllık ortalama 5.5 milyon ton tarımsal gübre tüketimi olduğunu belirten Barut, GTS ile ilgili tek yetkili olan özel firmanın ton başına belirlediği fiyatlar nedeniyle GTS’nin maliyetinin oldukça yüksek olduğuna dikkat çekti. Hükümetin üreticiye destekte yetersiz kalırken, GTS için tek firmaya ayrıcalık sağladığını iddia eden Ayhan Barut, “Üstelik bu tek firmanın teknik servis yetersizliği ve sistemin sürekli bozulması nedeniyle gübre üretim kapasiteleri yüzde 25 oranında düşüyor ve gübre üreticileri için ekstra maliyetler oluşuyor. Bu maliyet artışı da ister istemez üreticilere ayrı bir yük olarak yansıyor. Çiftçiye verilen destekten daha çok paranın tek bir şirkete ödenmesi bile olayın boyutunu ortaya koyuyor. Sürekli artan, yüzde 90'ları aşan gübre zamları nedeniyle gübre kullanımı azalmış, üretimde verim ve kalite kaybı yaşanmıştır, yaşanacaktır. GTS işinde tek bir firma zengin edildi. Bu şirketle yapılan sözleşmenin kamuoyuyla paylaşılmasını istiyoruz" dedi.

"TARIMSAL VERİLERİN GÜVENLİĞİ RİSK ALTINDA"  

GTS ile patlayıcı özelliği olmayan ürünlerin de yasak listesi kapsamına alınmasının büyük sorunlar yaşanmasına neden olduğunu kaydeden Barut, özel bir şirket tarafından toplanan tarımsal verilerin güvenliğinin risk altında olduğunu vurgulayarak önergede şunlara yer verdi:

"GTS ile birlikte amacın dışına çıkılarak yasak kapsamının genişletilmesi bu alandaki tek olan firma için ticari bir kaygı gözetildiği kuşkusunu oluşturuyor. Çünkü amonyum sülfat gibi ülkenin topraklarına faydalı bir gübrenin yasak kapsamına alınması ancak bu şekilde izah edilir. Bin 200 civarında lisanslı firmanın bulunduğu sektörde tek bir yüklenici firmanın kazanç sağlayarak mutlu olması kabul edilemez. Zaten uzun zamandır büyük sorunların yaşandığı ekonomik ortamda bu maliyetler ve sorunlar gübre firmalarını daha da zora düşürüyor. GTS'de tek bir yüklenici firma olma avantajını kullanan özel firmanın her geçen gün sistemin satış şartlarında zorluklar çıkarması, kendi lehine şartlar geliştirmesi ve sektörü zorlayan tavır sergilemesi işleri daha da çıkmaza sokuyor. GTS'de kapsam dışı olan ihracata giden ürünlerin dahi tebliğe dahil edilip verilerin tüm detaylarıyla sisteme girilmesinin istenmesi, kimsenin ulaşamadığı verilere kolaylıkla ulaşmak istemesi, firmaların mahrem bilgilerinin ele geçirilmesiyle ne amaçlanıyor? Özel bir şirket tarafından toplanan tarımsal verilerin güvenliğini kim nasıl sağlayacak, ihracat ürünlerinin sisteme dahil edilmesinde kimin kazancı olacak? Bu sorulara mantıklı yanıt verilmiyor.

"ORTADA YERLİ VE MİLLİ BİR DURUM YOK, YANLIŞI DURDURALIM"

Terörle mücadele konusunda hiçbir fedakarlıktan kaçınılamaz ancak terörle mücadele gibi konunun hassasiyetinden faydalanmak isteyen varsa ona da sonuna kadar karşı durulmalı. Tek bir yüklenici firma tarafından yapılan bu sistem maliyetlidir ve kolay uygulanabilir değildir. Ülke tarımına hiçbir katkısı yoktur. Ortada yerli ve milli bir durum da yoktur. Çok daha ucuz yazılımla mevcut kullanılan sistemlere entegre edilerek çözümler oluşturulabilir. Bu işten sadece yüklenici firma avantaj sağlıyor. GTS adı altında daha ucuz, daha kolay uygulanabilir bir sistem kurulabilir. Bu sağlanırsa gübre sektöründeki firmalarımız rahatlar, maliyetler düşeceği için çiftçilerimiz en azından gübre konusunda biraz desteklenmiş olur. Sistemde tek firmaya değil bu işi yapan başka firmaların da devreye girmesiyle oluşacak rekabet ortamında hem gübre sektörü, hem bakanlığımız ve üreticilerimiz kazançlı çıkar. Tarımsal üretimimize, gübre sektörü ve üreticilerimize gereksiz yere büyük yük oluşturan bu yanlışların sona ermesi, sadece bir firmanın menfaatini gözeten sistemdeki arızanın yok edilmesi için Meclis Araştırması açılması amaçlanmıştır."

Yorumlar (0)